Sebahat ŞAHİN

Sebahat ŞAHİN

sebahat@starhaber.tv

Yobazlara kapak olsun!

Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğindeyiz, inanabiliyor musunuz? Ben i-na-na-mı-yo-rum. Neden diye soracaksınız; Neden inanamıyorsun?

Şöyle anlatayım. Benim çocukluğumda hayal ettiğim 20. yy sonları, insanlığın gelişimini tamamladığı, farkındalıklarının doruk yaptığı, inançlarının, bilimin, ahlakın yani insan olmanın erdemlerinin, tam ve kesin olarak anlaşıldığı bir yüzyılın başlangıcı olacaktı.

Şu an bu yaşadıklarıma “Şaka gibi!” demekten kendimi alamıyorum. Gülsem olmuyor, ağlasam hiç olmuyor... Peki ya haykırsam duyulur mu sesim? Sanmam!.. O da yetmez bu sağırlaşmış yüreklere. Aman şimdi demeyesiniz, “Sebahat Hanım yürekler sağırlaşır mı” diye. “Evet bu insanların kulakları değil yürekleri sağırlaşmış maalesef...”

Cahiliye dönemi diye adlandırdığımız, Hz Muhammedin (SAV) Müslümanlık öncesi yaşadığı Mekke’deki bir boş alanı paylaşmış biraz önce, umre ziyaretindeki arkadaşım. Ve aynen de şunu yazmış;

 

Parmaklıkların arkasındaki bu boş alan cahiliye devrinde kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü yerdir. Bugün kapitalist düzen, ezdiği, yıprattığı, cadı diye diri diri yaktıkları kadınların, kadınlar gününü kutlarken modern oluyor;
1400 yıl önce toprağa gömülen kız çocuklarını oradan çıkarıp omuzlarda taşıyan bir Peygamberin ümmeti olmak “yobazlık” öyle mi?

 

            Bak canım arkadaşım; bizim dinimiz yobazlık dini değil, maalesef dinimizi anlatanların bazıları yozlaşmış. Aklın, mantığın, bilimin bu seviyelere geldiği insanlara, dinini öğretmeye kalkan bazı “kuş beyinlilerin” anlattıkları ve bu konudaki ısrarları yüzünden bu kutsal ve eşsiz dinin mensuplarına “yobaz” gözüyle bakılıyor.

Daha bu sabah ismi lazım olmayan bir din adamı kadınların hangi koşullarda dövüleceği hakkında bir brifing veriyordu. Söyleminde, Hadis’e göre tüm koşullar gerçekleştiğinde, canını yakmadan yumruk atmadan hele yüzüne asla dokunmadan diye parantez açtığı dayak hakkında, parmaklarınızın ucunu kullanarak “vurun” diyor. Ve açıklamasına da şöyle devam ediyor; öteki türlü erkek rahatlamaya kalkarsa, elektrik direklerini dahi kadın olarak görmeye başlar ve kadına daha büyük bir ceza verirmiş. Ya da gelecek kumaya katlanacakmış!

E be kardeşim ne bekliyorsun sen? Senin inandığın din bunları mı öğütlüyor. Şimdi bu dine “yobaz” diyenler mi suçlu. Yoksa bu dini yozlaştıranlar mı. Allah aşkına ya bunları indirin kürsülerden ve adam gibi adamlar yapsın işini. Ya da dinimi suçlamaktan vaz geçin.  Benim inandığım din, bu insanların anlatımlarıyla hiç örtüşmüyor. Benim Peygamberim (SAV) bundan bin beşyüz yıl önce yobazlığın, gericiliğin, kadınların ikinci plana atılmasının, dövülmesinin, ezilmesinin ne kadar günah olduğunu söylemiş. Ve kutsal kitap Kur’an hiç değişmeden bu günlere kadar da gelmiş.

            Şimdi kafasına her takke geçiren, bana dinimi anlatmasın. Hele bir insanın bir insana zulmünü “din” diye satmasın. Buna inanacak kimsenin kalmadığı çağımızda, git gide gülünç olmaya başladılar. Çenelerini kapatıp bizi kitabımızla baş başa bıraksınlar. Sevgili Peygamberimiz(SAV) bu dünya üzerinde yaşayan her canlıya, Allah’ın yarattığı her “Can’a” ayrı ayrı değer vermiştir. İnsan olmanın erdemlerini anlatırken de cinsiyet gözetmemiştir. Evet ne kadar da güzel hatırlatmış arkadaşım, kız çocuklarını gömüldüğü yerden çıkarıp, omuzlar üzerinde taşımış. Peki hangi gerekçeyle, bugün siz o ayakları yere değmeyen kız çocuklarını kendinize eş almaya kalkıyorsunuz? O da yetmiyor, size göre yanlış yaptığında dayakla cezalandırıyorsunuz? Dinimi anlatan kitabın dilini bilmiyorum diye mi? Geçin beyler bunları artık, ben dinimin dilini çok iyi bilmesem de, dinimin ruhunu biliyorum. Bir çocuğun kuşu öldüğü için baş sağlığına giden Peygamberin (SAV) ümmetinden beklentileri bellidir.

            Şimdi bu işe asıl “dur” diyecek hükümet görevlilerine sesleniyorum. Okullara din dersi yerine “Dinler Tarihi” derslerini koyun. Allah Rızası için yapın bunu. Ya ne olursunuz; her ilahiyat fakültesi bitirene de kürsülerde konuşma hakkı vermeyin. Din kadar kutsal, peygamber kadar mükemmel bir insan profilini, öyle herkes ağzına alıp konuşamasın. Söylemleri denetlensin, ağızlarından çıkacak her sözün bir yaptırımı yanlış olanların da bir bedeli olsun. Bu kadar hafife alınacak bir şey değildir din.  Konuşamasın ki bu millet, dini duyguları sömürülen zavallılar halini almasın. 15 Temmuzlar yaşanmasın. Sapıkların, yalancıların, dolandırıcıların üzerlerine giyineceği bir elbise değildir benim dinim. Benim dinim, son kez gelmiş, dünya yüzeyindeki en akılcı en mükemmel dindir. Göğsüm kabara kabara inandığım ve “ iman ” ettiğim bir din... Asla yobazların dini değil!..

Saygılarımla

Sebahat Şahin

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

İsmail mutlu @Gerçekler açıdır.

12 Mart 2018 20:37

İlahiyat alanında 100’ün üzerinde kitap yazan bir ilahiyatçı olarak aynen katılıyorum. Zaten ben de yıllardır bu zihniyettekilerle mücadele ediyorum. Paylaşımlarım da var

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.