Sebahat ŞAHİN

Sebahat ŞAHİN

sebahat@starhaber.tv

Türkiye’de “yazan” olmak!...

Günün öğleye yakın bir zamanındayım. Yaptığım iş yazmak! Yaşanmışlıklar yaşadıklarımın ötesinde olduğundandır ki, kalemimi hep yaşanmışlıkların üzerinde oynattım. Aşkı tattım aşık olanların gözünde, şiirler yazdım satır satır... Nefret ettim haksızlıklara çanak tutanlardan... Kahkahalara pek karışmadı sesim, hıçkırıklara karıştığı kadar. Uzak dur dediler; Sana ne elin derdinden! Haksız da değillerdi hani, bazen derdin sahibinden daha çok battı ciğerime dikeni. Lakin uzak duramadım. Ben de öyle bir silah aldım ki elime; kılıçtan keskin bombadan etkiliymiş! Gördüm...

       Kelamın gücü satırlara nakış nakış işlendiğinde, o zarif örtünün ne mazlumların yüreğini sarmaladığını fark ettim. Ve artık ellerim, zihnim ve benliğimle bir kalemdim, rüyalarında dahi yazmaya devam eden. Önceleri okuduklarından tanımaya çalıştılar beni, 
“aşıksın!”, “kızgınsın!”, “gaddarsın”, merhametlisin”, “senin hikayen”, sen..., sen..., sen?”

       Yok hayır ben değil; Sen/dim... Siz/dim... Onlar/dım... da siz görmediniz,fark edemediniz. Ben “yazarım” dedim ya, ağladığınızda benim yanaklarım ıslanır, üzüldüğünüzde benim gözlerim dolar. Hıçkırdığınızda yutkunurum, göz yaşlarınızdır kalemime mürekkep olan. Bir görseydiniz, görebilseydiniz eğer, neler okuyacaktınız kendinize dair...

       Bu hafta satırlarıma biraz sitem katarak başlamak istedim. Sabah sabah sosyal medyayı açtığımda bir meslektaşımın isyanı idi, bana bunları yazdıran. Ve kadın, “veryansın!” ediyordu terbiyesini bozmadan. Okudum ve acı bir tebessüm yerleşti yüzüme. Kalemdaşımın hislerini paylaşmamak mümkün mü? Ya hu neden bırakmıyorsunuz ki, (sözüm meclisten dışarı) insanlar işini yapsın. Bir yazar yazdığı her şeyi yaşama şansına sahip değildir. Şansına diyorum dikkat edin, çünkü her birimizin tek bir hayatı var, oysa yazdığımız kitaplarda, onlarca hayatı kaleme alıyoruz. Keza şiirlerimizde de öyle. Eşyanın tabiatına aykırı bu duruma ivedilikle alışması gerekiyor bu toplumun. Lütfen, yazılanların büyüsünde  arayın o büyük sırrı. Kelamın gücünde. Nasıl ki bir heykeltıraş eline aldığı çamura, şekil vererek anlamlandırıyorsa eserini, edebiyatçılarda kelimeleri eğe büke kurdukları cümlelerle, yapıyorlar sanatlarını. Evet bizler parmak uçlarımızın maharetini dökmüyoruz tuallere, lakin yüreğimizin nehirleri andıran mürekkebidir, kalemlerimizden bembeyaz sayfalarımıza damlayan. 

       O son noktayı koyduğu vakit kalem, son sayfanın hüznünde bırakmak istemezsin, sana yazılan kitabı. Sayfalar dolusu seni anlatmışımdır belki de. Öyle kitaplar okursun ki, kaybettiğin parçalarındır, içinde yazılanlar. Bir bir dizersin zihninin, o boş kalmış köşelerine puzzle misali. 

       İlk aşkının hikayesini, vatanın tarihini, matematiği, bilimi felsefeyi... Kaldır başını karşında mutlaka bir kitap göreceksin. Yazanı mı? Yazanını boş ver şimdi. Okuduğunda ne hissettin ne öğrendin ona bak. Yazdıklarım, senden, sizlerden öğrendiklerimden öte değil ki; anlatayım sana derdimi. 

       Ben yazanım, kalemim, yazdırılanım. Tasalanma bu kadar hayata neler sığdırmış diye, sizlerden taşanlarla sırılsıklam olmuş bir ademim, o kadar... 

Saygılarımla
Sebahat Şahin
    

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Mehmet Kızılaslan @Yüreğinize sağlık

15 Ekim 2018 17:58

Yüreğinize sağlık üstadım. Belki bir gün kalemimizle birlikte kahkahalara doyarız..

AYTEN TURAN @MUHTEŞEM

28 Eylül 2018 13:02

Muhteşem, yürekten bir yazı, kaleminize yüreğinize sağlık. Kendimi bulduğum bir yazı yolunuz açık olsun...

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.