Sebahat ŞAHİN

Sebahat ŞAHİN

sebahat@starhaber.tv

Tükeniyoruz…

Şimdi “tabi tükenecek” diyen sesleri duyar gibi oldum. Yazıya başlarken, zaten tükeneceğini bildiğimiz hayat konusunda bir şeyler karaladığımı okuyanlar, şaşırabilirler. Hepimiz biliyoruz ki bize sunulan yaşam bir gün nihâyete erecek. Fakat gözden kaçırdığımız ince bir ayrıntı var! Ömür bize “yaşanmak” adına bahşedilen, en ulvi hediyedir. Bunda hepimiz hemfikiriz sanıyorum. Peki biz ne  yapıyoruz, bu ulvi hediyeye?

Sadece tüketiyoruz(!)

                İşte tam da buradan açmak istiyorum konuyu, bu azgın, bu durdurulamayan “tüketim” çılgınlığından...Kontrolsüzce artıp tarlaları talan eden çekirgeler gibiyiz. Bunu onlar yaptığı zaman, adı “afet” biz yaptığımızda “normal” (!)Yazık ki yazık!  Dünya üzerinde yaşayan yaratılmışların en yücesi makamındaki insana, yakışmadı bu giysi.

                Doğadaki tüm canlılar gibi, yaşamımızı idame ettirebilmemizin, olmazsa olmazları vardır. Mesela beslenmeyen her canlı ölür. Evet ama amacın “yaşamak için yemek”  gerektirdiği bir düzeni alıp “yemek için yaşamaya” çevirmişiz. Bu açgözlülük, bu vurdumduymazlık, dünyanın altını üstüne getiren bir sürü hırsın kurbanı insanların doğmasına neden olmuş. Çekirgelerin senenin bir döneminde tarlaları talan ettiği o günlere hasret kalacağız yakında. Dönüp yaptıklarımıza baktığımız gün, yaptıklarımızın telafisi olmadığını anladığımız“gün” olacak!

Doğanın muhteşem döngüsünü bozan yeşil katliamı, bizden başkasına tanınmayan yaşam hakkı. Allah’ın yarattığı tüm canların yuvalarına süikast ve yerine dikilen demirden, betondan kuleler... İnsanoğlu’nun yaşamsal ihtiyaçlarını aşıp, lüksün esiri olduğu dönemlerini yaşıyoruz. Hiçbir şeyle tatmin olmayan, hergün daha fazlasını isteyen bizler, etrafımızdaki her şeyi tüketirken, kendimizi de tükettiğimizi göremeyen zavallı canlı türüne dönüşmemiz... İçim acıyor bu manzara karşısında. Güya dünyaya günahlarımızı telafi etmeye gelmiştik(!)

Cennetten kovulup dünyaya gönderildik.  Buradan da kovulursak, gideceğimiz başka bir “Dünya” yok! Hem olsa da,  gözünü hırs bürümüş bu canlı türünü hiçbir gezegen kabul etmez. Adımıza “insan” demişiz lakin bizi “insan” yapantüm özelliklerimizi yitirmişiz! İlkel yaşamdan zeki yaşama dönmenin bedeli bu olmamalıydı diye düşünüyorum. Ya da gerçekten bugün yeryüzünde yaşayan bu insan türünün, “sapiens” olup olmadıklarının, tekrar gözden geçirilmesi gerektiğinin...Zira bizi hayvan olmaktan ayıran bu ince “zeka”(!) çizgisinin, bir yerde kırılmaya uğradığı kesin.

Biri dur demeli! Ama kim? Sanırım bu komutu insana, yine “insan” verecek. Bu garip, bu “başıbozuk” düzene farkındalık getirmek; hepimizin boynunun borcu olmalı. Şansımızı daha fazla zorlamadan hem de. Yazık ki; insanoğlu daha fazla enerji, daha fazla para, daha büyük güç uğruna, kendini, ırkını, tükettiğini anlayana kadar...Ve  bindiği dalı kestiğini fark edenekadar... Umarım geç kalmamış oluruz. O çok anlamlı Kızılderili sözünün tam da buraya yakışacağını düşünüyorum;

“Son ağaç kesildiğinde, son ırmak kuruduğunda, son balık tutulduğunda; ‘Beyaz adam’ paranın yenecek bir şey olmadığını anlayacak” Fakat iş işten çoktan geçmiş olacak...

Saygılarımla

Sebahat Şahin

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ÖMER TAŞDEMİR @YANİ

26 Eylül 2018 14:29

Tabutun tahtasına vurunca kafayı anlayacağız nerden gelip nereye gittiğimizi de Rabbim affetsin

Ömer taşdemir @Tebrik

25 Ağustos 2018 11:20

Budur hocam kaleminize yüreğinize sağlık

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.