Sebahat ŞAHİN

Sebahat ŞAHİN

sebahat@starhaber.tv

Teknoloji çağının bir garip insanlarıyız!

Bugün çok değer verdiğim bir arkadaşımın gönderdiği video, beni bu konuda tekrar düşünmeye ve küçük bir araştırma yapmaya teşvik etti.

Gelen videoda bir beyefendi; Bizi teknoloji kurbanları olarak anlatmış! Öyle ki, daha on yaşlarına dahi gelmeyen çocuklarımızın, bu konuda nasıl kullanıldıklarını, tabir-i caizse toplumumuzun nasıl yozlaştırıldığını, konunun örnekleriyle birlikte açık açık anlatmış!

Ellerinde İPad ile dolaşan çocuk seyretmeye ve düşünmemeye mahkum ediliyor. Garip garip videolarda, kültürümüzden uzak, bir sürü insanın, oyun adı altında, yaptığı konuşmalarını içselleştiren, kafalarını kaldırdıktan sonra, bulundukları dünyayı yadırgayan, aidiyet duygusunu yitirmiş, bir sürü çocuğun anne ve babası olmuşuz!

Biz aile olmanın, ebeveyn olmanın tüm değerlerini, bu maaşlarımızın dahi dörtte üçü fiyatındaki aletlere satmışız. Bunu ne adına yaptığımız dahi meçhul. Sorsanız; “Çağının gerisinde kalmasın çocuklarımız” diye yanıtlarız hepimiz. Çünkü öyle bir organizasyon ki bu, sadece çocuklarımızın değil, bizlerin de beyinleri yıkanmış adeta bu konuda!

Okumayan düşünmeyen sorgulamayan bir toplum olmuşuz. Batı hayranı, medeniyeti“Avrupalı, Amerikalı olmak” diye algılamış; kendini aydın diye tanımlayan, aydınlığa çoktan veda etmiş bir sürü, karanlıkta kalmış ebeveyn!

Bilginin bu dikte edilmiş halinin acı sonuçlarını yavaş yavaş görmeye başladık. Ülkemiz kültür erimesinin henüz artçılarını yaşıyor. Büyük hareketten sonra yıkılmış viran olmuş bir toplum olacağız maalesef!

Peki ne yapmalıyız, öncelikle bize bu teknolojiyi satan ülkelerin çocuklarının gittiği okullarda,nasıl eğitim aldıklarına bakacağız. Olağan üstü gösterdikleri teknoloji harikalarını, kendileri bir eğitim aracı olarak kullanıyorlar mı?İnanın bu ülkelerin, önemli ve en iyi okullarında okuyan çocuklar, bizim çocuklarımız kadar serbest değiller bu konuda. Dünyanın en eski eğitim sistemi, beyaz tebeşirlerin olduğu kara tahtaların üzerinde eğitim yapıyorlar. Bizde her okul neredeyse akıllı tahta sahibi olmuş. Bunu daha iyi eğitim verdiğini savunarak yapıyorlar. Çocukların herbiri yazı yazmaktan nefret ediyor. Okumaktan, araştırmaktan ve maalesef düşünmekten!

Bilgiyi çağırdıkları, anlık ihtiyaçlarını karşıladıkları bir de Google Hazretleri var ki, internetin olmadığı zaman ulaşamayacakları bir bilgi kaynağı. Bilgiye ulaşmak, o bilginin kalitesini de garantilemiyor üstelik! Sakıncalı sakıncasız tüm bilgiler bir “tık” uzaklarında! Ve bu tehlike çocuklarımızı tehdit etmeye, dolayısıyla da geleceğimizi abluka altına almaya aday!

Dünyanın eğitim alanındaki bir numaralı ülkesi Finlandiya’ya bakalım; Sabahın ilk dersinden önce toplanmaya başlayan öğrenciler, akıllı telefonlarını birer birer ortadan kaldırıyorlar. İlk ders matematik. Öğretmen akıllı tahtayı düğmesinden kapatarak karatahtaya tebeşirle düzgün daireler çizmeye başlıyor. Öğrenciler ise bir taraftan ellerindeki kağıtlarla karmaşık şekiller keserken, bir taraftan da eski moda plastik hesap makinelerini kullanarak denklem çözüyorlar. Bu öğrencilerin bir kısmı dünyanın en başarılı öğrencileri arasında. Burası Helsinki’de bir devlet okulu.

“Finli öğrenciler ve öğretmenler, uluslararası eğitim sıralamalarının en tepesinde yer almak için hiçbir zaman laptoplara ya da İPad’lere ihtiyaç duymadılar” diyor Finlandiya Eğitim Bakanı KristaKiuru. Bu şaşırtıcı açıklama, Amerika’daki eğitim reformcularının sürekli vurguladıkları ve savundukları düşüncenin tamamen zıttı!

Hepsinden vazgeçelim; Çocuklarımızın çağının gereğini yerine getirsinler. Lakin bilgisayarların başında geçirdikleri her süre sağlıklarından da ediyor onları. Hareket etmeyen, spor yapmayan bu tembelleşmiş vücutlar, erkenden yaşlanma tehlikesiyle karşı karşıya. Obezite, kemik ve kalp hastalıklarıyla ilgili, şiddetle uyarıyor hekimlerimiz!

Ben tüm bunlara inat, ümitvar olmak istiyor, bu gaflet uykusundan uyanmak için geç kalmadığımızı şiddetle hatırlatmak istiyorum. Dünyada artık kılıç kalkan savaşları yapılmıyor dikkat ediniz. Üçüncü dünya savaşı algı yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Ya teslim olup, yok olacağız. Ya uyanıp kültürümüzü ve varlığımızı kurtaracağız. Fark etmek her şeydir, hadi fark edelim artık!

Saygılarımla / Sebahat Şahin

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.