Severim Senin…
Reklam
Reklam
Mustafa Sefa Güvenir

Mustafa Sefa Güvenir

Severim Senin…

08 Aralık 2018 - 20:39

“Bütün evlatlar, anneleri tarafından sevilmeyi hak ederler, çünkü bir insanı en iyi tanıyan annesidir”

İşte bu sözü aklımın çeyiz sandığına yerleştirmemin sebebi geliyor hemen ardından;

“İnsanları tanımak için onlara daha bir yakından bakmak, en azından kendimize verilmiş bir fırsattır, sevmek adına, ardından da sevilmek”

Sevmek ama karşılıksız, sevmek ama sevilmeyi garantilemek için değil, o sevdiğin her kim olursa olsun, başka her şeyin onu bu şekilde sevdiğini bilerek. Çünkü o kesinlikle sevgi üzerine yaratılmış olmasaydı eğer, her sabah güneş, çimen, inek, arı, kısacası kâinat ona hizmet ediyor olmazdı. Evet, bunda bir hata yok! Bütün evren senin sevmediğin o kişiye de sana ettiği kadar hizmet ediyor. Oysa biz, birbirimize uzun zamandır itidalli, güvenilir mi, iyi birisisi mi diye yaklaşırken, aslında ne miktarda kendimizde bunlardan var ölçmeden, biçmeden, saldırıya hazır ve de nazır tetikteyiz. Ben kendini haklı görmeyen hırsız, katil, terörist görmedim, zira düşünce dediğimiz, vicdanın abdest suyu olsa da, her su ile abdest alınmaz demiyoruz.

Tüm kayıplara rağmen, yeniden sevmek insanın kendisini arama ve sonrasında gelecek olanlara kapıyı hep aralık tutmak… İşte bu karşımıza çıkacak olanlara değil kendimize tanınmış bir fırsattır umuda tutunarak.

Sevmek aslında bir avcı olmayı da getiriyor yanı sıra. Siz avcı, sevdiğiniz av, sevginiz zoka rolünde. Birbirimizi sevmek sebepleri binlerce iken, sevmemek için sebepler aramak ne büyük kötülük tuzaklaması ve kendine bencillik.

Rahmetli babam, insanlarla gireceğim diyaloglar için önce bilgiyi biriktirmemi, sonra bu bilgi ile dostlar edinmemi söylemişti bana cevap verirken, oysa ben nasıl para kazanacağımı sormuştum ona, bunu anımsattığımda cümlesini şöyle tamamlamıştı;

“Bunları biriktirmişsen, parayı zaten biriktirmene gerek kalmadığını anlayacaksın evlat…”

Bu kazancı elde etmek için bahşedilmiş olan sermaye ise üç S’dir aşkım milletim.

Sevgi, Sebat, Sabır…

Hadi bir deneme yapalım mı?

Uzun zamandır aramadığınız ailenize en yakın yaşlıyı arayın, hatırını sorun, ona şükranınızı, saygınızı, sevginizi dile getirin. Bu satırların, muhatabını bulması gibi bulacaktır sözler yerini. Sonra bir daha arayın, bir daha, bir daha… Öyle ki, sevgi sözcükleriniz kâinatı dolaşıp, size tekrar kavuşmadan önce, tüm başka herkesin, her şeyin sevgisi eklenerek üstüne, girsin ruhunuzdan içeriye. Söz veriyorum bunun aydınlığı sadece sizi değil, çevrenizdeki her muhatabını aydınlatacaktır. Kim bilir, bu yazdıklarım, elli yıl sonra birileri tarafından okunacak ve ona umut olacak.

Yasağı olmayan av mevsimini ben açtım, siz sürdürün ve bütün kötülükleri yutacak olan sevgi mermilerini salık verin evrene.

İyi avlar aşkım milletim…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum