NÖROPATİK AĞRI (HAYALET AĞRI)
Reklam
Reklam
Erhan OKTAY

Erhan OKTAY

NÖROPATİK AĞRI (HAYALET AĞRI)

08 Şubat 2019 - 08:56

Sebebi bilinmeyen ve ağrı kesicilerle geçmeyen ağrı türlerine nöropatik ağrılar denmektedir.Bu ağrı tipleri, genellikle ağrı hastaları tarafından elektrik çarpması, bıçak saplanması, karıncalanma, yanık, donuk gibi tabirlerle çekmiş olduğu ağrıların ıstıraplarını, şiddet ve önemlerini anlatmaya ve tarif etmeye çalışırlar. Bu tip ağrılar, diyabet (şeker) hastalıklarına bağlı olarak ve uzuv kayıplarından sonra ortaya çıkan hayalet ağrılar olarak da bilinmektedir.

Bu tip ağrılara, alkol kullanımı, böbrek yetmezlikleri, kanser, damar hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, AİDS, HİV ve Multiple Skleroz (MS) hastalıklarıda neden olabilmektedir. Bu tip ağrı çeken hastalar,ağrı çektiği o bölgeye sadece dokunulması bile, hastanın çok ciddi bir ağrı hissetmesine sebep olabilir. Konuyla ilgili en çarpıcı örnekse karnında nöropatik ağrı durumlarında hasta tişört ve gömlek bile giymekten ıstırap duyar.

Vücudun her yerinde nöropatik ağrılar görülebilmektedir. Diyabetik (şeker hastalığına), bağlı nöropati bunun en çok bilinen türüdür. Burada yüksek kan şeker düzeyi sebebiyle sinirlere direkt olarak zarar verir ve sinirlerin hasarına bağlı olarak da ağrı oluşur.Genellikle şeker hastalığı olan kişilerde, görülen diyabetik nöropati ayaklarda ortaya çıkar. Bu ağrı, her iki ayakta da hissedilebilir yani simetriktir ve özellikle de diz altından ve ayak bileklerinden başlayıp, parmak ucuna kadar ilerleyen, yanma tarzı ağrılar oluşturur. Vücutta bulunan yüksek şekere bağlı olarak, vücudun her bölgesindeki sinirler tahrip olduğu ve hasar gözlendiği için ellerde, kollarda, karında ve göğüste de görülebilir.

Hayalet ağrıları, genellikleuzuv kaybından sonra ortaya çıkan ağrılardır. Kolu, bacağı kesilen hastalarda bu ağrı tipleri görülür. Hastanın o organı kesilmiş olmasına rağmen hasta, sanki o uzvu hala varmış ve ağrıyormuş gibi hisseder. Mesela sol bacağı, diz üstünden kesilmiş olan bir hasta, ayağı kesildiği halde sol ayağının başparmağı ağrıyor şeklinde şikâyetini bildirir. Bu da nöropatik ağrının sinirlerden kaynaklanan bir vaka olduğunu gösterir. Çünkü ağrı,beyindeki ağrı merkezinden hissedilir.

Hayalet ağrıda, beyindeki ağrı merkezinin o kayıp olan uzvunu kodlayan bölümü, sinyal üretmeye devam ediyor ve o uzuv kesilmiş olsa bile, orada ağrı varmış gibi bir durum oluşuyor. Hayalet ağrının sadece kolunu, bacağını kaybeden insanlarda ortaya çıktığı sanılır ama başka uzuvların kayıplarında da bu ağrı tipleri görülebilir. Mesela meme tümörü sonucu memesi alınan hastalarda, rektum kanserinde rektumu tamamen çıkarılan hastalarda, rahim kanserinde rahimi alınan hastalarda da, bu tip ağrılar gözlenebilmektedir.

Kanser vakalarında da, nöropatik ağrılar görülmektedir.Özellikle tümör hücrelerinin sinirlere bası yapmasına bağlı olarak bu ağrılar ortaya çıkabilmektedir. Kemoterapi ilaçlarının, sinirlere zarar vermesiyle,sinirlerde meydana gelen hasar ve tahribatlar sonucu bu ağrılar ortaya çıkabilmektedir.Bazı vitamin eksikliklerinde de,nöropatikyani (sebebi bilinmeyen) ağrılar gözlenebilmektedir. Toplumumuzun genellikle % 8-10 luk bir kesiminde,nöropatikağrılar görülmektedir. Bu tip ağrılar, genellikle ileri yaşlarda bayan ve erkeklerde gözlenmektedir. Ağrı kronik yani uzun süreçli bir ağrı türüdür.

Bu tip ağrılara maruz kalan hastaların, gerek fiziksel, gerekse psikolojikolarak günlük yaşamları olumsuz etkilenerek,uyku düzenlerinin bozulması ve sosyal hayatlarında olumsuzluklar meydana gelmektedir. Bazı durumlarda,bu tip nörolojik ağrılar kişinin gergin ruh haline sahip olmasına ve depresyona girmesine sebebiyet verebilmektedir. Ağrının şiddeti ve seyri de, kişiden kişiye değişkenlik gösterdiği gibi, gün içerisinde bile, farklı şiddetlerde ve zamanlarda ağrı oluşabilmektedir.

Hastanın muayene esnasında, doktoruna ağrıyı doğru bir şekilde tarif etmesi teşhisin konulmasını kolaylaştıran başlıca faktördür. Doktor anemnez aldıktan sonra, yani hasta şikâyetlerini dinledikten sonra,belirlediği tedavi yöntemine göre ayrıca kan analizi, EMG (elektromyografi)ve sinir biyopsisi gibi çeşitli tetkikler isteyebilmektedir.

Nöropatik ağrı tedavisinde en önemli husus, ağrıya neden olan etkenin belirlenmesidir. Ana neden belirlendikten sonra, bu soruna uygun bir tedavi uygulanarak ağrıyıtetikleyecek unsurların ortadan kaldırılması amaçlanır. Bu nedenle, öncelikle altta yatan ana sorunun çözümlenmesi sağlanmalıdır. 

Nöropatik ağrılar, diğer ağrılara kıyasla farklı belirtilere neden olan şiddetli ve çok rahatsızlık verici bir ağrı türüdür. Bu nedenle kişinin daha önceleri kullandığı, bilinen ağrı kesicileri kullanması fayda sağlamaz. İlaç tedavisinin yanıtsız kalması durumunda, çeşitli yöntemler ile sinir bloke edilir. Nöropatik ağrı tedavisinde, sara ilaçları, ritim bozukluğu ilaçları, etkili kas gevşeticiler, morfin türevi ilaçlar ve lokalanestezikleruygulanabilmektedir. Ancak bu ilaçlar, mutlak suretle doktor takip ve kontrolü altında kullanılmalıdır.

Bu tip ağrısı olan hastalar, her hastalıkta olduğu gibi vakit kaybetmeden hastaneye giderek tedavi olmalı ve hekim tedavisi haricinde herhangi bir yola kesinlikle başvurmamalıdır. Bu ağrıların, hastalar tarafından genellikle hekim muayenesi esnasında tam ve etkili olarak anlatılamaması ve ifade edilememesi sonucunda,nöropatik ağrı teşhisi konması güçleşebilmekte ve tedavi süreci aksayabilmektedir. Bu sebeple, hastalıkların tedavisinde doktordan ziyade hastanın doktora şikâyetlerini eksiksiz ve tam olarak anlatması ve teşhis işlemine bu yönüyle yardımcı olması, hekimlik ve tedavi açısından çok büyük önem taşımaktadır. Hastaların, her zaman hekimlerin bilgi ve tecrübelerine saygı duyarak, tedavi ve teşhis işlemlerini kolaylaştırıcı yönde anlayışa sahip olması gerektiği asla unutulmamalıdır.

Tüm okurlarıma, hastalıklardan ve ağrılardan uzak, stressiz ve sağlıklı günler dilerim.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum