AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI
Reklam
Reklam
Ayten Turan

Ayten Turan

AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI

18 Şubat 2019 - 03:09

Yazmayı ne kadar çok severim bir bilseniz, kelimeleri birleştirip cümleler kurmak, birçok insanın söyleyemediği şeyleri yazmak bunu da insanlara ulaştırmak kadar güzel bir duygu olamaz.

Lakin bazende öyle bir an geliyor ki, yazmak zulum oluyor, neden mi?

İşte başlıkta da dediğim gibi at izinin it izine karıştığı zaman, alaca karanlık kuşağı gibi bir çok şeyi içim acıyarak izlediğim zaman…

Türkiye’de yaşananlar ekonomik kriz, insanın insana yaptığı zulum, bir tarafın yoklukla cebelleşirken bir taraftaki israf, birçok şey varken ve bunların birçoğu görülmezden gelirken, seçim aşamasında ki Türkiye’de at iziyle it izinin karışması beni çok endişelendiriyor ve insanlara karşı siyasete karşı inancımı yok ediyor.

Şu dönemler de özellikte sol noktasın da, kim kimin yanında, kimin inancı ne, dik durduğu nokta neresi iyice birbirine karıştı.

Daha düne kadar dava adamı dediğim gözümde iyi yerlere yükselttiğim insanların, bugün gözümde zerre kadar değeri kalmadığını görüyorum, buda benim insana ve siyasete inancımı kaybettiriyor.

Siyasetin kaynayan kazanının altı durmadan harlanıyor, kışın sonu bahar derken, bu kış at iziyle it izini ayırt edemeden geçirmenin   karmaşasını  yaşıyoruz ve bu karmaşanın sonunun bahar olacağı şüphesine de düşmeye başladık, bu şüphe karmaşası bazılarının ekmeğine yağ sürerken karmaşa yaratanların sadece makam derdinde olmaları, siyasete darbe vurmaktan başka işe yaramıyor.

Kendi siyasi düşüncelerinden aday olamayanlar, başka partiden aday olmak için birbirleriyle savaşıyorlar, yıllarca kendi siyasi davaları için savaşanların aslında dertlerinin koltuk makam olduğunu görmek, oy verecek Halkın gözünde o kişileri nereye koyacak farkında bile değiller.

Öyle bir hale geldiler ki bu tür insanlar söylemleriyle ya belden aşağı yada bir insanın zayıf olan noktasına dil uzatım siyasetin protokol dışında yaşanması sağlanıyor.

Peki bu insanlar yıllarca makamına, savunduğu sözde dik duruşuna hakaret etmiyor mu, bu insanlara nasıl güvenip de yönetimlerimizin başına oturttururlar, herkes makama oturabilir de, insan yönetmek, şehirleri yönetmek, o koltuğa at iziyle it izini karıştırarak oturmak neyin prensipidir anlamak zor değil midir?

Ya daha düne kadar attığı tuttuğu STK ları bu gün bir meclis üyeliği için bile kapısını yalamak ne demek?

Ha bu arada vekil olamayan belediye başkanı olmak istedi, o olmayınca da meclis üyeliği diyenlere konumuz dışında da olsa  da parantez açarak sormak istediğim şey… 

( Oturum başına 125 tl ve 220 tl arasında değişen ücret için mi meclis üyelikleri bu kadar popüler yoksa bizim bilmediğimiz şeylerde var mı, yoksa meclis üyeliğinin havası mı yeter? ) 

Konumuzla alakası yok sadece benim ki merak…

Tabi meclis üyeliğini gerçekten hakkıyla yapmak isteyenlere ve kendi siyasi dik duruşu içinde bu noktada görev yapmak isteyenlere asla lafımız olamaz.

Bizim lafımız kendi siyasi inancı olmadığı bir noktada ve bu makamı isteyen at izini it izine karıştıranlaradır.

Konumuza dönersek gerçekten bu süreç at izini it izine iyice karıştırdı, Halkın da kafası iyice karıştı, kime ne diyeceğini bilmeyen birçok insan artık siyasete inancı kalmadı.

Zaten atı alan yolunu aldı da, bindiğinin at mı, it mi olduğunun farkına varamayan bir avuç insan yüzünden ortalık mahşer yeri gibi yanmaya devam ediyor.

Anlayacağınız bir insanın dik duruşu olmalı savunduğu ne ise, inandığı hangi siyasi düşünce ise, o düşüncenin yanında dik durmalı.

İnsan düşüncesi önünde de dik durmalı, daha düne kadar eleştirdiği ve yerden yere vurduğu noktaların bugün önünde eğiliyorsa bana göre at izin de, it izinde farketmez…

Bir gün o izlerin birinde, ezilip kaybolacağını da çok iyi bilmeli…

Umuyorum Türkiye güzel günler görür, hangi siyasi düşüncede olursak olalım o düşüncenin dava adamı olalım, asla unutmayın tarih kıvıranları değil, eğilenleri değil, davası arkasında dik duranları yazmıştır..

Sevgile kalın

YORUMLAR

  • 0 Yorum