Teşekkürler Ege Liva!
Reklam
Reklam
Ali ERTURAN

Ali ERTURAN

Gazeteci & Yazar

Teşekkürler Ege Liva!

03 Mayıs 2019 - 14:45

Zaman zaman yazılarımda da belirttiğim gibi köşe yazımı yazmam için bir konu veya malzeme aramama gerek yok sevgili okurlar. Zaman dilimi içerisinde yaşamdan parçaları kaleme alsam yeterli olacak ve bir yerlere koşturmam gerekmeyecek…

Tarih 26 Nisan 2019,saat gece yarısı 02.45. Küçük kızım Beren Ada çok hasta. Biz de Aydın’da iyi bir hastane ve hekim bulma derdine düştük. Tavsiye üzerine Aydın Özel Ege Liva Hastanesi acil servisine intikal ediyoruz…

Gece yarısı 02.57 gibi ulaştığımız hastanede hiç bekletilmeden acil doktoru müdahale ediyor ve Doktor Ayça Şiva Bayhan en iyi şekilde muayenesini gerçekleştiriyor. Doktor Ayça Şiva Bayhan çok ilgili,  kızımın durumu ile alakalı endişe ve sıkıntıları gecenin bir yarısı tane tane anlatıyor. Doktorun aşırı ilgisi kızımın rahatsızlığından ötürü üzgün olan bizi çok çok memnun ediyor. Bir yandan da biz hayretler içerisindeyiz.
Diyeceksiniz ki, “Neden bu kadar şaşırdınız?”Neden mi şaşırdım; Ülkemizde hastasının en iyi şekilde muayenesini yaparak aileye tane tane bilgi veren, olabilecek endişe ve sıkıntıları bir bir anlatan, çözüm için neler yapılacak, nasıl bir yol izlenecek bıkmadan usanmadan söyleyen ve sabaha kadar hastasıyla anbean ilgilenen kaç tane hekim kaldı bana söyler misiniz?...

Bir söz vardır, “Yiğidi öldür hakkını yeme.” atalarımızdan kalmış bir söz. Genel olarak baktığımızda sadece Doktor Ayça Şiva Bayhan değil hastanenin o gece nöbetçi acil hemşiresi Naciye Çoban ve kayıt personeli Recep Diner; hepsi ilgiliydi. Hemşire Naciye Çoban güler yüzü ile sıkıntılı hasta psikolojisini yıktı. Tatlı diline ek olarak işindeki ustalık ve hareketleriyle bizlere güven aşılamanın yanı sıra endişe ve korku içinde olan bizleri fazlasıyla rahatlattı ve sakinleştirdi...

Aslında şaşırmamamız gerekiyor, olması gereken bu. Her zaman yazılarımda da yazarım; bu ülkede herkes işini Allah rızası için yapsa hiçbir sorun olmayacak… Neden? Başlıklı köşe yazımda da belirtmiştim, “Herkes kendi kapısının önünü süpürse sokak tertemiz olur.” Bir iş yapıyorsan ya en iyisini yapacaksın ya da hiç yapmayacaksın. Doktor Ayça Şiva Bayhan, Hemşire Naciye Çoban ve Recep Diner işlerini en iyi şekilde Allah rızası için yapan insanlar. Ülkemizin bu denli çalışan ve yaptığı işin hakkını veren insanlara ihtiyacı var sevgili okurlar…

Öte yandan sabaha kadar kolunda serum bağlı Aydın Özel Ege Liva hastanesi acil servisinde yatan kızımı mesai başladıktan sonra çocuk bölümü Uz. Dr. Fulya Erdem muayeneye aldı. Geceden yapılan tetkik ve filmlerine bakan uzmanımız kızımla ilgili net bir teşhis koyamadı. “Biraz sinüziti var,” diyerek orta kulak iltihabı bulgularına rastlayan Uz. Dr. Fulya Erdem’e “Orta kulak iltihabı bir bebeği bu kadar halsiz, bitkin ve gece yarısı hastanelik edecek duruma getirir mi?” diye sordum.“Olabilir.” dedi… Bu cevap sizleri ne kadar tatmin etti bilemem ama beni hiç tatmin etmedi. Bir tarafta sabaha kadar minik hastasıyla anbean ilgilenen pratisyen hekim ve hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan idealist bir doktor; diğer tarafta kurduğu cümlelerden tatmin olmadığınız bir uzman hekim. Dr. Fulya Erdem’in çok iyi bir çocuk hekimi olduğunu düşünenler olabilir ama ben tatmin olmadım. Uz. Dr. Fulya Erdem muayene odasında hasta yakınlarını dinlemiyor, hasta yakınları derdini anlatamıyor. Muayene odasına birden fazla hasta yakını alıyor ve hepsine ayrı ayrı bir şeyler söylüyor. Birebir karşılıklı sohbet ederek çocuğunuzun şikâyetini anlatamıyorsunuz, kişiliği hakkında tek bir harf dahi yazamayacağım Uz. Dr. Fulya Erdem’in hekimliğini beğenmedim… Muhtemelen bu yazımdan sonra Aydın Özel Ege Liva hastanesi sahipleri de gereken tedbiri alacaktır diye düşünüyorum…

Gün içerisinde temasa geçtiğim Aydın Özel Ege Liva hastanesi basından sorumlu Burcu Sarıoğlu Hanım’ın sayesinde hastane yöneticilerine memnuniyetimi ve şikâyetlerimi aktardım. Hastane sahibinin çok duyarlı olduğu konusunda iyi referanslar aldım, umarım şikâyet ve memnuniyetimin değerlendirmesi sağlıklı olarak ele alınır…

Toplumda gazetecileri ve yazarları her zaman hep eleştiren olarak görürler. Doğrudur, gazeteciler halkın parasız avukatları, demokrasinin bekçileridir. Bu sefer eleştirilerimin yanı sıra kucak dolusu sonsuz teşekkürler göndereceğim Aydın Özel Ege Liva hastanesine, acil doktoru Ayça Şiva Bayhan’a, Hemşire Naciye Çoban’a, Recep Diner’e ve Burcu Sarıoğlu’na; sağ olun var olun… Sizler ve yöneticileriniz duyarlı olduğunuz, sizler gibi insanlar var olduğu sürece insanlık adına, toplum adına Allah’ın izniyle bu ülkenin sırtı hiçbir zaman yere gelmeyecektir…

Sevgilerimle / Ali ERTURAN
gazetecialierturan@gmail.com

 
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Mustafa ÇAYLI
    6 ay önce
    Yaşadığınız anı ne güzel bir üslupla ele almışsını..Yaşadığınız anı ne güzel bir üslupla ele almışsınız. Yazdığınız yazıyı okurken kendi anılarım gözümün önünden aktı. Seksenli yıllar bilinç altımızın duvarlarını örmeye başladığı dönemler. Hastalandığımızda hasteneye gitmek istemezdim. Hastaneler kalabalık sanki zengin bir ağanın koyun ağılı. Hastane koridorları tıklım tıklım. Hastaneden içeriye girdiğinizde kalabalıktan hastalığınız katlanarak artar, sabah beş gibi gidip hastane kapısında sıraya girmezseniz sıra almanız mümkün değil. Daha doktorun odasına giremedik. Oldu da sıra aldın ve insan yığınının içinde sıra sana geldi doktorun odasından içeriye girdin, birinci basamağı atladın adam yada kadın başını kaldırmadan sorar "neyin var? sen derdini anlatabildiğin kadar anlatırsın, anlarsa. "İki üç ilaç yazar yazdığı ilaçlar çoğunlukla ilaç firmalarının kotalı ilaçlardır." Sen ilaç yazılmış onu almanın derdine düşersin, sırada ilacı alma sınavı var. Koştura koştura hastane eczanesine gidersin. :) Karekter bittiği için devam edemiyorum.
  • mehmet mustafa dogan
    6 ay önce
    başarılar saygı degerli abim yazınız harika ve mükemel bir yazı dizisi .