Ali ERTURAN

Ali ERTURAN

ali@starhaber.tv

Çocuk, Tecavüz ve İstismar…

Son günlerde görsel, yazılı ve sosyal medyada sık sık gündeme gelen konular: taciz, istismar ve tecavüz…

Neredeyse her sabah bu haberlerle güne başlar, gecede bu haberlerle günü uğurlar olduk. Her geçen gün bir yenisi daha çıkıyor karşımıza! Toplum bu konuda -hâliyle- çok tepkili ve öfkeli. Peki bu işin sonu nereye varacak? “Kanatsız melekler” olarak tanımladığımız bu yavruları toplum nasıl koruyacak?

“İDAM” sesleri yükseliyor... Bense bu tür suçları işleyenler için idam gerçekten çıkmalı mı, çıkmamalı mı diye düşünüyorum...

Her zaman idama karşı olan bir birey olan ben dahi son zamanlarda çocuklarımıza yapılanlara şahit oldukça “idam”ın gelmesini ister oldum. Nedeni açık: Parmak kadar, savunmasız çocukları taciz etmek, onlara tecavüz etmek veya onları canından etmek bir insanın yapacağı bir iş değil! “Hayvanlar” bile yavrularını sevme ve koruma içgüdüsüyle hareket ederken “insan” kisvesi altında dolaşanları direkt asmak ve hayatla olan bağlarını kopartıp atmak lazım…

Bu cümleler öfkeyle ağzımdan çıkmış olan cümleler tabii ki, kabul ediyorum. Bir an durulunca diyorum ki bu tür “yaratıkları” asmasak bile onlara öyle bir ceza vermeliyiz ki hayatları boyunca hiçbir çocuğa ve kimsenin karısına, kızına, bacısına göz koymasın…

Bunu kim yapacak? Elbette ülkemizi yönetmek için yetki verdiğimiz insanlar. Bir an önce kalıcı tedbir alınmalı ve caydırıcı çözümler üretilmeli. Asarak ya da farklı bir yöntemle bu tür yaratıkların hayatla olan bağlarını kopartmak ne kadar yeterli olacak, bunu bilmiyoruz…

Aslında konu derin ve vahim. Gelişmiş ülkelere baktığımızda idam yok çünkü bu konudaki suçların çok fazla kale alınacak sıklıkta işlenmediğini görüyoruz...

Terör insanlık suçu kabul edilirken, "tecavüz ve çocuk istismarı”nın bundan ne farkı vardır?

Türkiye bu ahlak dışı olayları önleyecek tedbirleri elbette alacak. Nitekim bu konuda Meclis’te ciddi çalışmaların yapıldığı biliniyor… Ancak, önemli olan sadece kanun çıkarmak değil, aynı zamanda zihniyet değişikliğini hızlandırmak ve toplumu eğitmek. Her işin başı olan “eğitim” olmadan bu iş olmaz. Bu olayların kökünü ancak eğitimle kurutabiliriz…

Ülkemizde çok da istikrarlı bir şekilde yürümeyen eğitim sistemini geleceğe bakış açısı ile bütünleştirip ona göre çocuklarımızı yetiştirmemiz gerekmektedir. Bakın, bu olaylara meydan verenler zamanında sağlam temellere oturtturulsaydı belki bugün bu konuyu yazmıyor olacaktım…

Hep gelişmiş ülkelerden bahsediyor ve onlardan örnek veriyoruz. Peki, biz neden gelişemiyoruz? Neden başka ülkeler bizi örnek göstermiyor? Neden?..

Devlet bu olayları önleyecek çözümleri üretmediği takdirde halkın öfkesini ve cezayı kendilerinin vermesi yönündeki düşüncelerini körükler. Böyle bir durum ise toplumsal düzeni içinden çıkılmaz bir öfke seline dönüştürebilir. Buna müsaade etmemek lazım…

Bu olayların önlenmesi konusunda sosyal medyada “Evet İDAM gelmeli.” diye paylaşımlarda bulunan ben, daha aklıselim düşündüğümde idam cezasının amaca ulaşıp ulaşmayacağı konusunda endişelere kapılıyorum. İdam sadece çocuk istismarcılarına ve tecavüzcülerine uygulanacaksa “Evet çıksın!” diyebilirim ancak bu idam meselesi siyasi arenanın çok hızlı işlediği ülkemizde farklı yorumlanır ve farklı algılanırsa çok kötü sonuçlar doğuracaktır...

Onun için biz yine de gelişe duralım, gelişmiş ülkeleri kendimize örnek alalım ve eğitim sistemimdeki istikrarsızlığı çözerek gelecek nesilleri ayakları üzerine basan, memlekete ve topluma faydalı, hakkı hukuku bilen faydalı gençler olarak yetiştirerek bu işi çözmeye çalışalım…

Sevgilerimle / Ali ERTURAN

gazetecialierturan@gmail.com

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.