Ali ERTURAN

Ali ERTURAN

ali@starhaber.tv

75. Yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Müdürü…

“Gazeteci” denilince, akla her şeyi “eleştiren bir zat”gelir hep, değil mi sevgili okurlar? Yazılarımı takip edenler çok iyi bilir, köşemde zaman zaman başarılı çalışmalara imza atmış kişilere de yer veriyorum çünkü bir gazetecinin hem olumlu hem olumsuz “eleştiren” olması, başarıları da başarısızlıklar gibi kamuoyuna duyurması gerektiğine inanıyorum.

İşte bu minvalde, bugünkü yazımda, eğitim alanında başarılı bir isimden bahsedeceğim sizlere. Ülkemizde “eğitim”, sistemdeki yanlışlar ve hatalar nedeniyle “kaos”la bir anılıyor maalesef. Ancak ben bugün siyasi tabanlı bir eleştiri yapmayacağım. Uygulanan yanlış politikalardan ve bu politikalar nedeniyle meydana gelen hatalar silsilesine karşı savaşan, yaklaşık 1.500 öğrencili, 122 öğretmenli bir okulu adil bir şekilde idare etmek için azami çaba gösteren bir okul müdüründen bahsedeceğim. Sanıyorum, orta ölçekli bir fabrikayı yönetmekten daha zordur 1.500 öğrenciyi ve 122 personeli yönetmek. Hele ki bugünün “hayta”larının yarının makam sahibi bireyler olacağı ihtimali göz önünde bulundurulduğunda…

İzmir’in Çiğli ilçesindeki 75. Yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin Müdürü Sn. Ferhan Günlü, 28 yıldır eğitim hayatına gönül vermiş, 8 yıldır da okul müdürlüğü yapan bir idareci. Yolum düştükçe, kendisi de müsaitse mutlaka yanına uğrar, bir acı kahvesini içerim. Böyle günlerde okul bahçesinden adımımı atar atmaz membası meçhul olan bir uğultuyla ve bir “yoğunluk”la karşılaşılırım. Bu nahoş “selamlama”, her seferinde müdürün neden bu kadar yoğun bir tempo ile çalıştığını açıklar sanki bana… Şahit olduğum nice olay nedeniyle kendisine her sohbetimizde en az bir kez “Allah sana kolaylık versin.” dediğimi de belirteyim.

Ferhan Bey, güler yüzlü, sempatik olmasının yanı sıra böyle kalabalık bir okulu yönetmek ve bu kadar insana sahip çıkmak için gerekli erdemlere de sahip bir insan. İyi bir eğitimci ve iyi bir idareci!

Peki, iyi bir eğitimci ve idareci nasıl olmalı?

İyi bir eğitimci, öncelikle mesleğini sevmeli, mesleğiyle ilgili tüm gelişmelerden haberdar olmalı. Bilgili, kültürlü, yöneticilik ve rehberlikle ilgili yeterli donanıma sahip, adaletli, güler yüzlü ve hoşgörülü olmalı. Hem iyi bir dinleyici hem etkileyici bir konuşmacı olmayı, himayesi altındakileri motive etmeyi bilmeli. Ayrıca, problemlere hızla çözüm üretmeli; uzlaştırıcı, sabırlı, sakin ve adil olmalı. En önemlisi de yetiştirdiği öğrencilerin, yarınlarımız olduğu bilinciyle hareket etmeli.

Ülkenin geleceğini şekillendirecek çocukların gelişimi için bu vasıfların bir eğitmende eksiksiz bulunması oldukça önemli bir konu sevgili okurlar. Bu nedenle eğitmenliğin/öğretmenliğin, şüphesiz hem en kutsal hem de en özveri gerektiren meslek olduğunu söylesem, mübalağa etmiş olmam sanıyorum…

Sayın Günlü’yü yaklaşık 3 yıldır tanımaktayım. Kendisi, bahsettiğim vasıflara sahip olmakla birlikte sabırlı bir birey olması, cezayı baskı aracı olarak kullanan bir eğitimci olmaması ve hem öğretmenlerle hem öğrencilerle hem de velilerle iyi iletişim kurmasıyla karakterize edilebilir. Hatta öğrencilerine ve öğretmenlere karşı seviyeli ve babacan davranışlarıyla isim yapmış. Odasına çat kapı giren bir öğrenciye dahi nahif şekilde davrandığına, ben, bizzat şahit oldum. Sabrına hayranım! Tüm bunların yanı sıra takdire şayan bir diğer özelliği de elindeki gücünü etrafına peşkeş çekmek yerine eğitim ve öğretim için -olması gerektiği gibi- kullanması.

75. Yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’ne 3 yıldır her gidişimde Ferhan Bey’e söylerim, “Hocam, bir gün sizi anlatacağım okurlara.”. O da bana cevaben “Bizim neyimiz var yazılacak Ali Bey?” der. Yazılacak, anlatılacak o kadar çok şey var ki… En basitinden, öğrenci için devletin “bir top kâğıt” bile ödenek vermediği bir sistem içinde mesleki bölüm okuyan 1.500 öğrenciyi ve 122 öğretmeni idare etmek kolay değil. Bu konu bile sayfa sayfa yazılabilir…

Günümüzde gençlerin ve öğrencilerin sorunlarından belki de en önemlisi, kendilerini net bir şekilde ifade edemiyor oluşlarıdır çünkü ne yazık ki, eğitim sistemimiz, öğrencilerin kendilerini çekinmeden ifade edebilecekleri ortamı yaratamamakta, onlara türlü konularda tartışmaya katılacakları temel becerileri kazandıramamaktadır. Bu, belki de alan fark etmeksizin yaşanılan başarısızlıkların temel nedenidir sevgili okurlar… 75. Yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde ise durum bunun tam tersi: Ferhan Bey’in, özellikle öğrencinin çok iyi dinlenmesi ve velilerin isteklerine kulak verilmesi konularında kesin talimatları var. “Başarı geleceğinin anahtarıdır.” fikrini savunan Ferhan Bey’in gayret ve çabasını söylemlerinde de görmemek mümkün değil…

Yazımı okuyanların aklındaki “Bu idarecinin hiç mi yanlışı yok?” sorusunu da yanıtlayayım: Gül dikensiz olur mu sevgili okurlar? Benim bu konudaki düşüncem, bütüne odaklanmak gerektiği. Diğer bir deyişle, kişilerin bulunduğu konumu, sorumluluğu ve bunlara bağlı olarak yakalaması gereken başarıyı göz önünde bulundurarak eleştirmek lazım...

Güzel yurdumun dört bir köşesinde binlerce Ferhan Günlü vardır mutlaka. Onların da eğitim adına büyük gayret sarf ettiklerine canı gönülden inanıyorum. Bu birbirinden değerli hocalarımın çabaları, bana Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü hatırlatıyor: “Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.”.

Son olarak şunu söylemek istiyorum sevgili okurlar, bir memleket savaşla, topla, tüfekle değil, başarılı gençler yetiştirerek refaha erdirilebilir. Güçlü olmanın tek yolunun okumaktan geçtiğini, çocuklarımıza, öğrencilerimize belletmemiz gerekiyor. En çok iş, öğretmenlerimize, idarecilerimize ve siyasilerimize düşüyor bu konuda. Ülkemizin geleceği onların elinde! Onlar ne kadar iyi bir öğretmen, onlar ne kadar iyi bir idareci olursa bu ülke o kadar ileri gidecektir!

Sevgilerimle/Ali ERTURAN

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.