Özlem CİNİC


VOLKAN KUTLU UZUN SÜREN SESSİZLİĞİNİ BOZDU!

Ve Volkan Kutlu sessizliğini bozdu. Kendisi eserlerinde doğup büyüdüğü topraklardan ayrı kalan insanların özlemlerinden, insanlık değerlerinden tutunda birçok sanatçının yakından uzaktan ilgilenmediği sosyal sorumluluk projelerine kadar, kısacası toplumun kanayan yaralarına parmak basan konuları işliyor.4.albüm çalışması için stüdyoya giren Volkan Kutlu sanat hayatına ilişkin tüm soruları hayranları için içtenlikle yanıtladı.

15:18:22 | 2022-04-17

Merhaba Volkan, profesyonel olarak müzikle uğraşıyorsun. Tarzın, yorumun şu an icra edilen müzikten farklı. Senin bu konuda farkın nedir?

Benim ana amacım sanat yapmak. Şarkı söyleyeyim olsun bitsin diye hiç düşünmedim. Müziğe başladığımdan bugüne kadar tüm yaptığım albümlerde okuduğum eserin sözleri de anlamı da beni çok ilgilendiriyor. Yani sıradan basit sözle yapılmış şarkı sözlerini okumayı düşünmedim. Bana göre her eserin bir anlamı olmalı, sözlerinin vuruculuğu karşısındaki insana bir şeyler düşündürüp hatırlatması gerektiğine inanıyorum.

Müzikte ki yozlaşmayı dijitale dönmesine bağlayabilir misin?

Kesinlikle, malum sektör tamamen dijital ortama dönünce insanlar her şeyi ticari yapıyorlar. Rock yapıyorlar, rap yapıyorlar ama bana göre benim ülkemin bir kültürü var. Bir insan örf adet ve kültürünü unutmamalı. Eğer unutulursa zaten ne ahlak kalır, ne sanat kalır, ne de müzik kalır. En önemlisi insanın insana bakış açısı zıtlaşır aralarında ciddi kutuplaşmalar oluşur. Bu yüzden inandığım değerler beni bir yere gelmek ya da ticari bir şeyler kazanmak adına yapılacak çalışmalar içinde bulunmak istemem, bu hainlik olur. Bu benim fikrim. Çalışma ekibimdeki arkadaşlarımla , aranjörümle, bağlı bulunduğum  Medya Müzik ile her zaman bu konuları konuşuruz. Sıradan bir şarkı sözü, sıradan bir eser okumayacağımı onlarda bilir. Benim müziğim farklı, okuduğum tarz ne yüzde yüz arabesk ne fantezi, ne hal müziği diyebilirim. Bunu protest, özgün, arabesk, sanat müziğinden birleşen armoni olmuş bir karışım diye ifade edebilirim. Halkın sorunlarını kucaklayan, duygularına tercüman olmakta çok iyi yazılmış sözleri besteleyip, besteleterek sanat yapmaya çalışan bir müzik adamıyım.

Müziğini icra ederken olmazsa olmazların olan birisin. Kendine misyon edindiğin ilkelerin var. Bu ilkelerinden taviz verseydin Volkan Kutlu sanat yaşamında nerelerde olurdu?

Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Profesyonel anlamda müziğe adımı attığım 2008-2009 yıllarında çok büyük fırsatlar ve teklifler sunulmuştu ama kabul etmedim. Magazinsel, reklam amaçlı olan tüm mecralardan uzak durmaya çalıştım. Şayet kabul etseydim belki Türkiye’de herkes tarafından ismi duyulmuş bir sanatçı olabilirdim. Fakat bu şöhret benden çok şey de götürebilirdi. İyi ki kabul etmemişim çünkü bugün kendimden utanırdım. Bunu ne benim yetiştiğim çevrem ne de ailem kabullenirdi. Şuna hep inanmışımdır, çok ünlü bir sanatçı hatta bir gün cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz. Fakat değerlerinizi, onurunuzu yitirirseniz geri dönüşü olmayan bir yola girersiniz. Bu yüzdendir ki öyle yaşamaktansa köşesinde sıradan vatandaş olmayı tercih ettim. Ama bir gerçek ki müziğe aşığım. Bunun içinde en iyi şekilde sanat yapabilmek adına bildiğim doğrulardan vazgeçmeyeceğim ama inanıyorum ki birileri bir gün dinleyecek. Protest müziğe gelince bu tarz yapılan müzik çok sayıda değil yapanlardan bedelini ağır ödeyenlerde var. O kişiler hiçbir zaman korkunç paralar kazanmamıştır aksine hep kaybetmişlerdir ona rağmen yılmamışlardır. Çünkü onlar doğu bildiklerine inanmışlardır.

Hayranlarınız yeni albümünüzü büyük sabırsızlıkla bekliyor. Bu albümde kimlerle çalıştınız, kaç eserden oluşuyor?

2015’den itibaren albüm yapmadım. Sebebi malum piyasanın tamamen dijitale dönmesi. Yıllardır sektörde emek veren müzik aşığı biri olarak ülkeme sanatsal katkıda bulunmak için mücadeleme devam ediyorum. ‘’Ne Güne Kaldık’’ albümüm dört eserden oluşuyor. Söz ve müziği bana ait olan ‘’Sen Kara Günsün Sen Kara Günsün 13 Şubat Kara gün Ciğerimin Söküldüğü Gün’’ diye başlayan ‘’Kara gün’’ ağıt türü eserimi 13 Şubat’ta kaybettiğim Ozan Arif için farklı yorumla okudum. Diğer eserler ‘’Giden Ben miyim’’ ve fantezi arabesk tarzı ile ‘’Ayrılalım’’ eserlerinin sözleri Vural Şahin’e, müzikleri ise Turgay Yılmaz ‘a ve ‘’Ne Güne Kaldık’’ eserinin söz ve müziği Mahmut Yüceltekin’e ait. Dört eserle yakın bir tarihte müzik severlerimin karşısına çıkıyorum. Her esere de klip çekeceğiz.

Volkan Kutlu’nun albümünde yer alan ‘’ Kara gün ‘’ eserini kendisine ithafen bestelediğin Ozan Arif ‘in sende ki yeri çok özel olmalı. Neler söylemek istersin?

Ozan Arif çok farklı bir kişiydi. Cennet mekanı Ozan Arif’i tanıdığımda 16 yaşındaydım. Rahmetli de o zamanlar 37-38 yaşlarındaydı. Yurtdışında Almanya Franfurt’ta yaşıyordu. Bende o yaşlarda oradayken bir Cuma namazı çıkışında kendisini tanımıştım. O bazılarına göre sadece ülkücülerin ozanı diye tanınırdı ama bence Ozan Arif Türkiye’nin ve Türk dünyasının ozanıydı. Yapılan hataları, haksızlıkları korkusuzca eleştiren, hiçbir şeyden çekinmeyen, menfaat beklemeyen, inancını inandığını haykıran bir adamdı. Yıllarca onun bu çabasını takip ettim belli bir yaşa gelince yollarımız kesişti.  Ondan öğrendiğim, öğreneceğim çok şey vardı maalesef yarım kaldı. O benim idolüm, ağabeyim, sırdaşımı, liderimdi o bana babaydı. Kısacası onun yolu benim yolum.

Son olarak Volkan Kutlu hayranlarına söylemek istedikleriniz var mı?

Hayranlarıma şunu söylemek istiyorum. Bugüne kadar duruşumu ve söylemimi her zaman bana yakışır tarzda edindim. Bilinsin ki Volkan Kutlu’nun ağzından çıkan kelime neyse yüreğinden geçen de odur. Yaptığım şarkılarda eserlerimde seçici davranıp etrafımda birebir yaşadığım olayları işledim. Ülkesini, vatanını seven biri olarak bir nebze olsun katkıda bulunmak adına müzik yaptığımı ve bu müziklerimin geniş kitleye ulaşacağına inanıyorum.




ETİKET :  volkan kutlu özlem cinic köşe yazısı star haber star haber

Tümü