Özlem CİNİC


Sınav Kaygısı

Okul ortamında öğrenciler arasındaki rekabetin anahtarını akademik başarı oluşturur. Araştırmalar akademik başarıyı birçok faktörün etkilediğini göstermiştir. Bu faktörlerden biri de kaygıdır. Kaygı tehdit edilen veya meydan okunan bir ortamda, bireyin kendisini yetersiz görmesi durumunda oluşan duygu olarak tanımlanır.

08:40:36 | 2022-06-13

Üniversite sınavına sayılı günler kala Sınav kaygısı nedir? Sınav stresi neden olur? Sınava hazırlanırken sınav öğrencide neden stres yapar? Sınav kaygısı artınca ne olur? Sınav kaygısı başarıyı nasıl etkiler?  Bu soruların yanıtlarını birlikte ele alacağız. Bu yazımızda, sınav kaygısıyla karşılaştığınızda kendinizi daha iyi yön vermenize yardımcı olacak bazı fikirler ve stratejiler konusunda Psikolojik Danışman sevgili arkadaşım Kartal ÖZAL bakın neler söyledi!..

Sınav kaygısı nedir, neden oluşur ve başarıyı etkiler?

Sınav kaygısı, sınav anlarında ortaya çıkan aşırı sıkıntı ve endişeye neden olan bir ruh halidir. Birçok insan sınav öncesinde veya sınav esnasında belirli derecede kaygı ve stres yaşar, fakat bu durum bazen baş edilemez hale gelir ve kişinin sınav performansını tamamen olumsuz etkiler. Aşırı kaygı ve korku sorulara yoğunlaşmasını zorlaştırır ve kişi çok iyi bildiği konuları bile hatırlamakta zorlanabilir.

Sınav kaygısına neden olan düşünceler nelerdir?

Bu kaygı genellikle kişinin kendisinin ve çevresinin sınav sonucuna karşı oluşturduğu aşırı beklenti ve anlam yüklemesinden kaynaklanabilir. Süre azalmaya başladığında, bazı kişiler öğrenci üzerinde kaygı artırıcı şakalar ve yüksek hedeflerle bu kaygıyı artırabilir. Öğrenciler sınav yaklaştıkça bu tür kişilerle vakit geçirmelidir. Sınavla alakalı olumlu konuşmalar özgüveni arttırır ve kaygıyı azaltır. Ailenin çocuğa güvenmemesi, sınavın çok zor olacağı ve çocuğun bu sınavı kazanamayacağı gibi olumsuz düşünceleri kaygıyı arttıracaktır.

Sınav kaygısının belirtilerinelerdir?

Sınav kaygısı ile birlikte fiziksel, duygusal ve düşünsel olarak beklenmedik reaksiyonlar görülebilir. Bunlar içlerinde en sık karşılaşılanlar; kalp atışlarında hızlanma, kalpte çarpıntı hissi, nefes alışverişte hızlanma veya yavaşlama, aşırı öfke göstergeleri veya ani duygusal tepkilerle görülen isyan hali, gerginlik, ağız kuruluğu, mide bulantısı, ishal veya kabızlık hali gibi bağırsak faaliyetleri, aşırı yorgunluk hissi, umutsuzluk gibi belirtilere sıkça rastlanabilmektedir.

Sınav öncesi neler yapılmalıdır?

Sınav öncesindeki gece normalde yattıkları saatte uyumalı, uyuyamadıkları taktirde ılık bir duş almalılar. Sabah alınan soğuk duş uykulu halin açılmasını sağlarken, akşam alınan ılık duşlar uykuya dalmayı kolaylaştırır. Ayrıca o akşam ailelerinden özellikle yastık kılıfını değiştirmelerini isteyebilirler. Bu da uykuya geçişi kolaylaştırıp rahatlamalarını sağlayacaktır. Ayrıca yatmadan bir saat öncesinde tüm elektronik eşyalarla teması kesmeliler. Böylelikle sadece bedeni değil, beyni de uykuya hazırlamış olurlar.

Sınav öncesi fiziksel olarak kendilerini aşırı yoracak faaliyetlerde uzak durmalılar, fakat yürüyüş yapmak gibi hafif egzersizler rahatlamalarına yardımcı olabilir. Sınavla alakalı olumsuz düşünmenin başarıyı arttırmaya yardımcı olmayacağı kesin. Sınavdan önceki geceyi mümkün olduğunca sıradan geçirmeye çalışmalılar. Sınav öncesi doktor kontrolünde olmayan hiçbir ilacı denememeliler.

Sınav sırasında neler yapılmalıdır?

Öncelikle öğrenciler sınav sırasında sorularla inatlaşıp vakit kaybetmemeliler. Sınavdaki basit sorularla, zor bir soru aynı puanı getiriyor. Bu sebeple çözülemeyen sorular üstünde fazla zaman harcamamalı. Zamanını alacak fakat yapabileceğini düşündüğü soruların yanına bir işaret koyup çok zor ve yapamayacağını düşündüğü problemin yanına da farklı bir işaret koyup sonraki tura bırakabilir. Bu uygulamaya ‘’Turlama Tekniği’’ deniyor. Ayrıca çevresindeki diğer öğrencileri gözlemlemekte gereksiz zaman harcanmasına neden olur. Öğrenci önünde duran kitapçığa ve elinde tuttuğu kaleme odaklanmalı. Gerilimin arttığını hissederse, birkaç saniye gözlerini kapatıp nefes alışverişini kontrol etmesi etkin sonuçlar verebilir. Eğer sınavdan koptuğunu fark ederse zihnini 5-10 saniye dinlendirmesi iyi olacaktır.

Ailelere neler önerilmelidir?

Ailenin çocuğa güvenmemesi, sınavın çok zor olacağı ve çocuğun bu sınavı kazanamayacağı gibi olumsuz düşünceleri kaygıyı arttıracaktır. Eğer aile kaygılı olursa çocuğun da kaygılı olması olasılığı yükselecektir. Sınava sayılı günler kala yakın çevredeki birçok kişi iyi niyetle, başarı dilemek isteyebilir. ‘’Başaracağına inanıyorum, sana güveniyorum’’ gibi sözler bile kaygıyı arttırabilir. Mümkün olduğunca normal davranılması, öğrencinin isteklerine kulak kabartılması, ona gerçekten dinlendiğinin hissettirilmesi çok daha önemli olacaktır.

Sınav sonrasında neler yapılmalıdır?

Eğer bu sınav üniversite sınavı gibi tekrar edilmesi muhtemel sınavsa uygun bir zamanda nelerin doğru yapıldığı, nelerin daha iyi yapılabileceği üzerinde sağlıklı ve pozitif değerlendirmeler sonraki süreçlerde işe yarayacaktır. Getirilebilecek her eleştirinin sınav sonrasına bırakılması ve yapıcı bir dille aktarılması yerinde olacaktır. Sonuçlarda ne kadar önemli görünse de sınavlar çocuklarla aramızdaki ilişkiden daha önemli değildir. Öz değerinin farkında çocuklar yetiştirmeyi başarabilirsek onlarda sağlıklı bir yaşam planı çıkarıp, yeteneklerini yaşama aktararak bize en değerli hediyeyi vereceklerdir. Yeteneklerini yaşama yansıtma şansı bulan her birey hayata verilmiş armağanlardır.

KARTAL ÖZAL KİMDİR

1968-İstanbul doğumlu olan Kartal ÖZAL 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden mezun olmuştur. Haluk Yavuzer, Norma Razon gibi çocuk gelişimi konusunda deneyimli eğitimcilerin yanı sıra, konuk eğitmen olarak Doğan Cüceloğlu ve ardından uzun yıllar Acar ve Zuhal Baltaş’ın çeşitli eğitimlerine katılmıştır. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Davranış Bilimleri Enstitüsünde, Davranış Bilimi Master Eğitimine katılmıştır ve Atilla Baransel, İlhan Erdoğan, Mahmut Paksoy, Tanıl Kılınç ve daha bir çok değerli akademisyenden ders almıştır. Bu arada çeşitli kurumlarda anaokulu yöneticiliği ve otistik çocuklara yönelik gelişim rehberliği çalışmalarında bulunmuştur.

Türkiye’de kişisel gelişim alanında eğitim veren şirketlerdeki bilimsel çizgiden uzak, belli inanç sistemlerinin aktardığı bilgileri sentezleyen çalışmaları gördükten sonra, 2010 yılından itibaren bu alandaki bilimsel açığa katkı sağlamak arzusuyla kendi şirketlerinde çalışmalarını devam etmektedir...




ETİKET :  Özlem Cinic Kartal Özal Sınav Kaygısı Özlem Ciniz yazısı Star Haber Star Haber

Tümü