Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir MEB son dakika Yönetici atamaları nasıl yapılacak

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir ne demek merak ediliyor. MEB son dakika Yönetici atamaları nasıl yapılacak? 100 günlük eğitim planı nedir? Profesyonel okul yöneticiliği hakkında merak edilen detayları haberimizde derledik. Edinilen son bilgiye göre Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 3 ay içinde temellerini atacağı yeni eğitim sistemiyle kamu okullarını artık öğretmenler değil profesyonel yöneticiler yönetecek. Yöneticilerin işletme veya iktisat mezunlarından seçileceği öğrenilirken, okullar arasındaki eğitim kalite farkını en aza indirgemek için de 'eğitim kalite endeksi'nin devreye sokulacağı aktarıldı. Milli Eğitim Bakanlığında yönetici atama sistemi değişiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan icraat programı kapsamında MEB bünyesinde profesyonel eğitim yöneticiliği hayata geçirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı ilk etapta okullar arasındaki eğitim uçurumunu dengelemek için 'Eğitimde Kalite Endeksi' olarak adlandırılan sistemi kuracak. Bu sistemle eğitimin kademeleri, okullar arasındaki eğitim farkları, insan kaynağının verimli kullanımı, öğretmen yeterliliği, okul ihtiyaçları, teknolojik altyapı kurulumu, eğitim materyalleri ve okulun çeşidine göre eksiklerin giderilmesi gibi politikalar belirlenecek. Bu durum aynı zamanda eğitim sistemindeki sınavların önemini kaybettirerek öğrencilerin kaliteli okullara girme yarışını da bitirmiş olacak.

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir MEB son dakika Yönetici atamaları nasıl yapılacak Güncel

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir MEB son dakika Yönetici atamaları nasıl yapılacak? Vatandaşlar MEB Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir? Sorusunun yanıtını merak ediyor. Profesyonel eğitim yöneticiliği anlamı ise araştırılan konular arasında yer alıyor. Yönetici atamaları nasıl olacak? MEB'in hedefi olan profesyonel eğitim yöneticiliği detayları kısa süre içerisinde netleşecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 3 Ağustos 2018 tarihinde yaptığı açıklamalarda her bakanlığı ilgilendiren icraat programlarını açıklamıştı. MEB eylem planı içerisinde en dikkat çeken hususlardan birisi de profesyonel eğitim yöneticiliği oldu. Milli Eğitim Bakanlığının 100 gün içerisinde gerçekleştirmesini planladığı profesyonel eğitim yöneticiliği nedir, yöneticileri, eğitim çalışanlarını bu düzenlemelerle birlikte neler beklemektedir? İşte profesyonel eğitim yöneticiliği hakkında merak edilen detaylar…

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir? Yönetici atamaları nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 3 Ağustos 2018 tarihinde yaptığı açıklamalarda her bakanlığı ilgilendiren icraat programlarını açıklamıştı. MEB eylem planı içerisinde en dikkat çeken hususlardan birisi de profesyonel eğitim yöneticiliği oldu. Milli Eğitim Bakanlığının 100 gün içerisinde gerçekleştirmesini planladığı profesyonel eğitim yöneticiliği nedir, yöneticileri, eğitim çalışanlarını bu düzenlemelerle birlikte neler beklemektedir? Site mevzuat danışmanı Arif Muzaffer Kul'un değerlendirmesi.

HER OKULA KALİTE KATACAK

Milli Eğitim Bakanlığı ilk etapta okullar arasındaki eğitim uçurumunu dengelemek için ‘Eğitimde Kalite Endeksi' olarak adlandırılan sistemi kuracak. Bu sistemle eğitimin kademeleri, okullar arasındaki eğitim farkları, insan kaynağının verimli kullanımı, öğretmen yeterliliği, okul ihtiyaçları, teknolojik altyapı kurulumu, eğitim materyalleri ve okulun çeşidine göre eksiklerin giderilmesi gibi politikalar belirlenecek. Bu durum aynı zamanda eğitim sistemindeki sınavların önemini kaybettirerek öğrencilerin kaliteli okullara girme yarışını da bitirmiş olacak.

OKULLARDA YENİ İŞ KAPISI

Bakanlığın hazırladığı projelerden birisi de ‘MEB yönetici atama sistemi' olacak. Artık okullarda müdür ve müdür yardımcılığı gibi idari görevlere sadece öğretmenler arasından değil kamu yönetimi, iktisat, işletme gibi bölüm mezunlarından da atanma yapılmasının önü açılacak. Belirtilen kadrolara yönetici olmak isteyenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği eğitim merkezlerinde eğitim alacak ve eğitimler sonunda bu kişilere sınav yapılacak. Sınavda başarılı olan adaylara profesyonel okul yöneticiliği belgesi verilecek. Bu kadroda yönetici olmak isteyen öğretmenler de eğitime dahil edilebilecek. Ancak öğretmen yönetici olduğu takdirde öğretmenlik kadrosundan çıkarılacak. Ayrıca bu değişim sayesinde binlerce öğretmen eğitime tekrar kazandırılarak öğretmen açığı önemli oranda kapatılacak.

DEZAVANTAJLI BÖLGELERE FORMÜL

Milli Eğitim Bakanlığı, elindeki öğretmenleri en verimli şekilde kullanmak için de çalışma başlattı. ‘Büyük Veri' adını verdiği sistemle öğretmenlerin çalışma planları, insan kaynağı yeniden yapılandırılacak. Bu sayede öğretmenleri dezavantajlı bölgelerde veya okullarda çalıştırmak için formül aranacak. Bakanlığın bununla ilgili olarak yakın zamanda mevzuat yayınlaması bekleniyor. (Yeni Şafak)

OKUL YÖNETİCİLERİ ÖĞRETMEN OLMAMALI

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in hayata geçirmek istediği projelerden birisi de kafasındaki MEB yönetici atama sistemiydi. Bakan Ömer Dinçer okul müdürlerinin ve müdür yardımcılarının öğretmenler arasından değil kamu yönetimi, iktisat, işletme gibi bölüm mezunlarından atanmasını istemiş ve bunu bürokratları ile paylaşmıştı. Ancak Ömer Dinçer bunu hayata geçirmek için MEB koltuğunda uzun süre kalamadı.

EĞİTİM BİR-SEN'İN OKUL YÖNETİCİLİĞİ TALEBİ

Uzun süredir yetkili sendika unvanına sahip olan Eğitim Bir-Sen her fırsatta okul yöneticilerinin ikinci görev kapsamında olmaması gerektiğini savunmakta olup yöneticiliğin birinci görev statüsüne getirilmesini istemektedir. Milli Eğitim Bakanlarına da bu konuda hazırlanan raporlar sunulmaktadır. “Profesyonel Okul Yöneticiliği” kapsamında sendikanın genel merkez yöneticileri ile şube başkanları sık sık görüş bildirmekte ve MEB'den bunun hayata geçirilmesini istemektedir. Eğitim Bir-Sen tarafından 2 Kasım 2017'de ‘Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi‘ raporu açıklandı. Bu raporda eğitim yöneticiliği için meslek tanımı yapılması istenmiştir. Yani okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı ayrı bir meslek olarak görülecek.

Sendikanın raporu ile ilgili açıklama yapan Genel Başkan Ali Yalçın okul yöneticiliğinin ayrı bir meslek olarak görülmesini isteyerek açıklamasında aşağıdaki ifadelere yer vermişti;

“Eğitim sistemini düzenleyen yasal metinlerde değişikliğe gidilerek eğitim yöneticiliği ayrı bir meslek haline getirilmelidir. Türkiye kamu yönetiminde, yöneticilik genel olarak bir uzmanlık alanı ve meslek olarak görülmemektedir. Bu anlayış, devletin diğer alanlarına da hâkimidir. Eğitim yöneticiliği, dünya genelinde bir meslek iken, Türkiye'nin eğitim sisteminde, herhangi bir yöneticilik eğitimi almamış, asıl mesleği öğretmenlik olanların ‘ikinci görev' olarak yürüttükleri bir işten ibarettir. Bu durum, kimi zaman başarılı bir öğretmenin kaybedilmesine, başarısız bir yöneticinin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Eğitim kurumu yöneticiliği ‘ikinci görev' ve ‘görevlendirme' kapsamından çıkarılmalıdır. Eğitim yöneticiliğine en iyiler yönlendirilmeli, mesleğin statüsü, ücret ve diğer boyutlarıyla cazip hale getirilerek özendirilmeli, görev, yetki ve sorumluluk dengesi sağlanmalıdır. Eğitimde, yönetimin bilim, yöneticiliğin de profesyonel bir meslek olarak kabul edilmemesi hâlinde, yöneticilerin yönetsel etkililiği azalacağı gibi yönetici başarısı da rastlantısal hâle gelecektir.”

YUSUF TEKİN'İN GÜNDEMİNDE YER ALMAYI SÜRDÜRDÜ

2013 yılında MEB Müsteşarı olan Yusuf Tekin geçtiğimiz günlerde görevinin sona ermesi ile birlikte eğitim çalışanlarına veda etmişti. Dönemin Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk sendika yöneticileri ile birlikte 11 Kasım 2014 tarihinde yönetici atamalarında yaşanan torpil ve kayırmacılıkla ilgili Milli Eğitim Bakanı Müsteşarı Yusuf Tekin ile görüşmüş o görüşme ile ilgili İsmail Koncuk şu açıklamaları yapmıştı;

“Yönetici atamada yaşanan torpil ve rezaleti de konuştuk. Müsteşar Yusuf Tekinyöneticilerin genel idare hizmetleri sınıfında değerlendirilmesi için çalışma yapacaklarını, görüşlerimize başvurulacağını, yani yöneticiliğin 2. görev kapsamından, asıl görev kapsamına alınacağını bunun sınavla yapılacağını söyledi. Ben mülakatın tamamen kaldırılması gerektiğini, sağlam bir yönetici sistemi getirmeden MEB'in bir yere varamayacağını ifade ederek, yöneticiliğin 2. görev kapsamından çıkarılması çalışmasına destek vereceğimizi söyledim. Mağdur edilenlere de bu hak verilmelidir, dedim.”

Bu görüşmede Türk Eğitim-Sen yöneticileri ile birlikte MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, MEB Personel Genel Müdürü Hamza Aydoğdu da yer almıştı.

Müsteşar Yusuf Tekin 2014 yılında yaptığı bu açıklamadan 2018 yılına kadar bunu gerçekleştiremedi ancak sürekli bunun gerçekleşmesini istediği belliydi. Çünkü Yusuf Tekin 19.06.2018 tarihinde Tokat 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı'nda düzenlenen okul idarecilerinin katıldığı toplantıda okul yöneticiliği ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. MEB bürokratlarının da yer aldığı toplantıda Yusuf Tekin toplantıya katılanlara şu soruyu sordu; “Siz yönetici misiniz?” Salondan “evet yöneticiyiz” cevaplarına Müsteşar Yusuf Tekin “Hayır, siz hepiniz öğretmensiniz” cevabı vererek yöneticiliğin ikinci görev olduğuna asıl görevlerinin öğretmen olduğuna vurgu yapmıştı.

OKUL YÖNETİCİLİĞİ İÇİN EĞİTİM

Müsteşar Yusuf Tekin açıklamasında “Okul Yöneticiliği Lisans Programı” hususuna değinmiş, MEB'in üzerinde çalıştığı konulardan birisinin de bu olduğunu belirtmişti. Yusuf Tekin açıklamasında şu örneği vermişti; “Nasıl Sınıf Öğretmenliği için 4 yıl üniversite bitirilip öğretmen olunuyorsa okul yöneticiliği içinde 4 yıl eğitim alan yönetici olabilecek”. Burada Müsteşar Yusuf Tekin profesyonel okul yöneticiliği için lisans programından bahsetmişti.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK'A İLETİLDİ

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un göreve başlamasının ardından Bakanı ilk ziyaret eden sendika Eğitim Bir-Sen olmuştu. Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın Bakan Ziya Selçuk'a “Eğitim ve Eğitim Çalışanlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri” raporu sunmuş ve rapor hakkında açıklamalarda bulunmuştu.

Eğitim Bir-Sen raporu

Eğitim Bir-Sen raporunda “Eğitim kurumları yöneticiliği ikincil bir görev olarak ele alınmamalı; eğitim yöneticileri işveren muamelesi görmemeli” ifadeleri yer almıştı. Eğitim Bir-Sen ikincil görev kapsamında yürütülen eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesini, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak “ikincil görev” ve “görevlendirme” kapsamından çıkartılarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği haline dönüştürülmesini Bakan Ziya Selçuk'tan istedi.

Eğitim Bir-Sen'den Ziya Selçuk'a ziyaret

Eğitim Bir-Sen raporundan bir kısım; “Eğitim kurumu yöneticiliği ikinci görev kapsamından çıkarılarak, bu görevler için kadro öngörülmesi, eğitim kurumlarının yöneticilerinin; eğitim yöneticiliğinde geçirilen süreler diğer yöneticilik görevlerine atanmada dikkate alınabilmelidir.”

EĞİTİM BİR-SEN PROFESYONEL YÖNETİCİLİKTEN MEMNUN

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Eğitim-Bir-Sen'e 04.08.2018 tarihinde iade-i ziyarette bulundu. Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Ali Yalçın ve sendika yöneticileri ile görüşen Milli Eğitim Bakanı eğitim paydaşlarından birisi olan sendikalardan gelen görüşlere önem verdiğini açıklamış.

Görüşmede EBS Genel Başkanı Ali Yalçın; “Açıklanan 100 günlük eylem planı içerisinde sendikalarının önerilerinden olan ‘Eğitim yöneticiliğinin meslek olarak' görülecek olması doğru bir adımdır” dedi. Burada Eğitim Bir-Sen profesyonel eğitim yöneticiliği gelişmesinden memnun olduğu görülmektedir.

MEVCUT YÖNETİCİLERİN SENDİKAL DAĞILIMI

Eğitim Bir-Sen mevcut tüm yöneticilerin profesyonel olarak görev yapmasını istiyor ancak diğer sendikalar buna temkinli yaklaşıyor. Çünkü hali hazırdaki yöneticilerin sendikal dağılımlarına bakıldığında Eğitim Bir-Sen üyesi olan yönetici sayısı ağırlıklı olarak dikkat çekmektedir.

2018-2019 eğitim öğretim yılı başında verilere göre yöneticilerin sendikal dağılımları;

Eğitim Bir Sen üyesi yönetici sayısı 54.579

Türk Eğitim Sen üyesi yönetici sayısı 8.729

Eğitim-Sen üyesi yönetici sayısı 2.667

Eğitim-İş üyesi yönetici sayısı 950

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Size öncelikle geçmişten itibaren bir gelişim süreci sunmaya çalıştım. Özetlersem;

Ömer Dinçer kamu yönetimi, işletme, iktisat mezunlarının yönetici olmasını istiyordu,

Yusuf Tekin eğitim yöneticiliği konusunda lisans eğitimini hayata geçirmek istiyordu,

Eğitim Bir-Sen eğitim yöneticiliğini ayrı bir meslek olmasını savunuyordu.

MEB kariyer basamakları

Ömer Dinçer ve Yusuf Tekin tarafından belirtilen öneriler kısa vadede hayata geçirilemez durumdadır. Ancak Eğitim Bir-Sen'in önerisi olan hususlar hayata geçirilebilir durumdadır. Büyük bir ihtimal Milli Eğitim Bakanlığı eğitim yöneticiliğini ayrı bir meslek haline getirecek olup mevcut olan tüm okul müdürleri ve müdür yardımcıları “profesyonel yönetici” unvanına sahip olacaklar. Bu yöneticiler artık öğretmen olarak görev yapmayacaklar. İşleri sadece yöneticilik olacak. A okulunda görev yapan bir okul müdürü görev süresi dolduğunda B okuluna geçecek, orada görev süresi dolunca C okuluna geçecek. Yöneticiler aynı öğretmenlerde olduğu gibi il içi hatta ve hatta iller arası yer değiştirme isteyebilecekler. Yani yöneticilik unvanları yer değiştirmelerde üzerilerinden alınmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı kariyer basamakları içerisinde yöneticilik daha cazip hale getirilmeye çalışılacak. Yöneticilik mesleğin statüsünün, maaş, ücret ve diğer boyutlarıyla cazip hale getirilmesi yapılabilir. Kısaca okul yöneticileri MEB şube müdürleri gibi ayrı bir unvanda olacak, öğretmenlikten ayrı tutulacak. Ayrıca yöneticiler için bölgelerde çalışma şartı da getirilebilir. Örneğin görev yerleri 5 bölgeye ayrılarak her yöneticinin bu 5 bölgede çalışma zorunluluğu da olabilir. Bu ayrıntıların hepsi önümüzdeki günlerde netleşecek.

Arif Muzaffer KUL

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

GÜNCEL GALERİLER

GÜNCEL VİDEOLAR

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.