Reklam
Reklam
Reklam

Nükleer silahtan daha tehlikeli! 'İkinci bir Çernobil'le sonuçlanabilir'

Kuzey Dakota Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeremy Straub, dünya genelinde yaşanmakta olan nükleer silah yarışının, nükleerden daha tehlikeli bir silahın görmezden gelinmesine sebep olduğunu anlattı. Siber saldırıların tehlikesine dikkat çeken Straub, son yıllarda yaşanan örneklere atıflarda bulunarak toplu yaralanmalar ve ölümlerin yanı sıra Çernobil gibi yeni olayların da yaşanabileceğini belirtti. İşte, nükleer silahlardan daha büyük bir tehlike barındıran siber saldırıların olası sonuçları...

Nükleer silahtan daha tehlikeli! 'İkinci bir Çernobil'le sonuçlanabilir'

Kuzey Dakota Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeremy Straub, dünya genelinde yaşanmakta olan nükleer silah yarışının, nükleerden daha tehlikeli bir silahın görmezden gelinmesine sebep olduğunu anlattı. Siber saldırıların tehlikesine dikkat çeken Straub, son yıllarda yaşanan örneklere atıflarda bulunarak toplu yaralanmalar ve ölümlerin yanı sıra Çernobil gibi yeni olayların da yaşanabileceğini belirtti. İşte, nükleer silahlardan daha büyük bir tehlike barındıran siber saldırıların olası sonuçları...

Nükleer silahtan daha tehlikeli! 'İkinci bir Çernobil'le sonuçlanabilir'
18 Ağustos 2019 - 18:48

Dünyanın çeşitli çatışma bölgelerindeki tansiyonun son yıllardaki artışı, insanların nükleer savaş endişesini tırmandırmaya başladı. Nükleer silaha sahip devletlerin sürtüşmesi, en az nükleer silah kadar etkili olabilecek bir başka silahın varlığının görmezden gelinmesine sebep oldu.
Akademisyenler ve araştırmacıların ürettiği içerik ve tartışmaların yayımlandığı The Conversation için bir makale kaleme alan Kuzey Dakota Devlet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Bilimleri Departmanı Öğretim Üyesi Jeremy Straub, “Bir siber saldırı da nükleer silah kadar yıkıma sebep olabilir” başlıklı yazısıyla hackerların çoktandır bu “silahın” ön hazırlığı içerisinde olduğunu anlattı.
Söz konusu makalede, ABD ve Rusya’nın nükleer anlaşmalardan çekilerek yeni nükleer silahlar geliştirmeye başlamalarının yanı sıra İran ve Kuzey Kore’nin yeni füze testleri gerçekleştirmelerinin, siviller için küresel çapta bir tehdit oluşturduğu aktarıldı.
“EN AZ NÜKLEER SİLAH KADAR TEHLİKELİ”
Nükleer silah yarışının çok ciddi bir tehdit olduğunu ifade eden Jeremy Straub, en az nükleer silahlar kadar tehlikeli olan, fakat halk tarafından daha az bir görünürlüğe sahip olan siber saldırılara dikkat çekti.
Bazı hackerların ABD’nin enerji ve su sistemi içerisine kötücül yazılımların yerleştirdiğine ve bunların tetiklenmek üzere hazır bekletildiklerine ilişkin işaretler bulunduğunu öne süren Straub, ABD ordusunun ise Rusya’nın elektrik sistemlerini kontrol eden bilgisayarlara sızdığını belirtti.
“NÜKLEER SALDIRININ AKSİNE, DAHA YAVAŞ VE DAHA ETKİLİ”
Siber güvenlik ve enformasyon savaşları üzerine çalıştığını hatırlatan Jeremy Straub, şu satırları kaleme aldı:
“Geniş çaplı etkiye sahip bir siber saldırının ya da birçok bölgeye sıçrayabilecek bir bölgeye sızmanın veya toplu ölümler ve yaralanmalar gibi büyük sonuçlar doğurabilecek birçok küçük saldırı kombinasyonunun, nükleer silahlardan daha ölümcül olabileceği endişesi içerisindeyim.”
Geniş çaplı bir alandaki birçok insanı bir anda buharlaştırabilecek bir nükleer saldırının aksine, siber saldırıların daha yavaş bir şekilde daha fazla insanı yok edebileceğini savunan Jeremy Straub, şunları kaydetti:
“İnsanlar gıda yetmezliğinden, ısınmak için gaz veya enerji yoksunluğundan veya dengesi bozulmuş bir trafik ışık sisteminin sebep olabileceği trafik kazalarından dolayı ölebilir. Bunlar çok geniş çaplı bir alanda, çok sayıda kişinin yaralanması veya ölümüyle sonuçlanabilecek şeylerdir.”
“ERKEN FARK EDİLMESEYDİ, ABD’DE SU KITLIĞI YAŞANIRDI”
Anlattıklarının kulağa “felaket tellallığı gibi gelebileceğini” fakat bunun böyle olmadığını ifade eden Jeremy Straub, son yıllarda ABD’de ve dünyanın birçok farklı bölgesinde yaşanan olaylara ilişkin örnekler sundu.
2016 yılının başlarında hackerların ABD’deki bir içme suyu arıtma tesisinin kontrolünü ele geçirdiklerini ve suyu temizlemek için kullanılan kimyasal karışımı değiştirdiklerini hatırlatan Straub, “Eğer değişiklikler fark edilmeden hayata geçirilmiş olsaydı, bu durum zehirlenmelere, kullanılamaz su depolarına ve su kıtlığına yol açabilirdi.” ifadelerini kullandı.
“UKRAYNA, İNGİLTERE VE ABD’NİN GÜÇ ŞEBEKELERİNE SIZILDI”
2016 ve 2017 yıllarında hackerların Ukrayna’daki enerji nakil şebekelerinin büyük bir kısmını kapattıklarını anlatan Jeremy Straub, “Hackerların ellerinde imkân olmasına rağmen hiçbir cihaza zarar vermemiş olması, bu saldırıyı nispeten ılımlı bir pozisyonda tutuyor. Yetkililer, bunun bir mesaj olduğunu düşünüyor.” satırlarını kaleme aldı.
2018 yılında bir grup hackerın İngiltere’nin elektrik sistemine erişim sağladıklarını aktaran Straub, Mayıs 2019’da ABD’nin güç şebekelerinde yaşanan sıkıntının da benzer bir saldırının sonucu olabileceğini belirtti.
“YENİ BİR ÇERNOBİL YAŞANABİLİR”
ABD’nin Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) “hackerların artık nükleer tesisleri hedef aldığına” ilişkin uyarılarda bulunmaya başladığının altını çizen Jeremy Straub, “Böylesi bir saldırı radyoaktif madde veya kimyasalların sızmasıyla, hatta reaktörün tamamen erimesiyle bile sonuçlanabilir.” dedi.
Nükleer bir tesiste yönelik olası bir siber saldırının Çernobil’de yaşanan olayın benzerine sebep olabileceği uyarısında bulunan Straub, “Ki bu olay (Çernobil), 50 kişinin ölümü ve on binlerce kişinin tahliyesinin yanı sıra bölgenin bazı kısımlarını gelecekteki binlerce yıl için yaşanmaz hale getirmişti.” sözlerini kullandı.