Kovid-19 sonrası çöken inşaat sektöründe toparlanma nasıl olacak...

Yeni tip koronavirüs salgını sonrası şantiyelerin kapatılması ve proje iptalleri nedeniyle zor bir dönemden geçen inşaat sektörü ekonomisinde bundan sonra durum nasıl seyredecek...

Kovid-19 sonrası çöken inşaat sektöründe toparlanma nasıl olacak...

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının, birçok sektörde radikal değişimlere sebep olması neredeyse gözle görünür hale geldi. İnşaat sektörünün de bu değişimlerden payını alması bekleniyor. Peki yeni süreçte neler yaşanacak?

Gezgen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Adem Gezgen'e ,koronavirüs salgını ve sonrasında inşaat sektöründeki gelişmeleri ve teşvik paketleri hakkında merak ettiklerimizi sorduk;

Özel Haber /  Haber Merkezi

Röportaj : Özlem CİNİC

2009 yılından itibaren inşaat sektörüne aktif olarak hizmet sunuyorsunuz. Mesleğe başladığınız ilk yılları düşünecek olursanız mesleki açıdan geçen zamanda yaşanan en büyük değişim nedir?

2009 yılından bugüne kadar değişen haliyle bir çok şey olmuştur.Teknolojik gelişmelere bağlı olarak zaman ve mekan farkının yok olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Giderek küçülen ve kontrol alınan bu dünyanın insan eli ile yeniden şekillendirildiğini düşünüyorum.Biz Gezgen olarak çalışmalarımızda teknolojik gelişmeleri, küreselleşmeyi ve inşaat sektörünü birbiri ile ilişkilendirerek ele alıyoruz. Tabii ki sektörü olumlu yönde etkiyen en büyük değişim teknoloji diyebiliriz.Teknoloji sayesinde tüketicilerinde daha da bilinçlendiğinide eklemek  isterim...


İnşaat sektörü ile ilgili var olan sıkıntıları firma olarak aşmayı nasıl başarıyorsunuz?

Sektör bugün öyle bir hale geldi ki; verimlilik ve karı düşünmeden meslekten olmayan inşaat sektörünü bilip bilmeden gözü kapalı dalan insanlar inşaat sektörüne girip zor durumda kalmışlardır.
Gezgen İnşaat, bugüne kadar gerçekleştirdiği taahhütlerinin tamamını öz sermayesiyle gerçekleştirmiş, hızlı büyümek yerine yavaş ama güvenilir adımlarla büyüme prensibini benimsemiştir...


Türkiye’de inşaat sektörü içerisinde olmanın avantajları neler?

Büyük ölçüde ulusal sermayeye dayanan Türkiye İnşaat Sektörü, yüzlerce meslek dalını ilgilendirmesi nedeniyle istihdam ve üretim sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Bunun yanında yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla ülke ekonomileri için çoğu zaman bir kaldıraç görevini üstlenmektedir. Zira günümüzde 'inşaat', yalnızca çevrenin inşa edilmesini değil, bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde değerlendirilmektedir. İnşaat üretimi artık yalnızca yapının üretimi olarak algılanmamakta; çevreyle dost, sosyal sorumluluk taşıyan, sosyal yaşama, toplumsal yapıya doğrudan etki eden, saydam ve sürdürülebilir üretim anlamına da gelmektedir.
Bana göre bugün gayrimenkul sektöründe çalışan insanlar Türkiye' nin bütün gündemiyle meşgul oluyorlar. Çünkü İnşaat sektörü öyle bir sektör ki eğer inşaatçıysanız, eğer müteahhitseniz Türkiye'de 7- 24 haberdar olmalısınız. Bu da bize haliyle çok büyük avantajlar sağlıyor.Bu durum sadece İstanbul, Türkiye'yi ilgilendiren bir durum değil sonuçta yurtdışından gelen insanlar oranın piyasası, siyasi hareket ve hamlelerde bizi ilgilendiriyor. Kısaca diyebiliriz ki   gayrimenkulun büyük avantajı gündemi güzel takip etmek...


Gezgen İnşaatı diğer bölge firmalarından ayıran en belirgin özellik sizce nedir?

Bizi diğer firmalardan ayıran en önemli özelliğimiz güven veren bir firma olmamız ve müşteri memnuniyetini sağlamış olmamızdır.Haliyle inşaat işi ile uğraşan tüm firmalar müşterilerini memnun etmek isterler ama bizim bir avantajımız şu; biz müşteriden müşteri kazanma olayına çok değer veriyoruz çünkü Gezgen İnşaat ürettiği konutlarda  kendine hedef koyduğu husus, eğer bir insan bizden gayrimenkul alıyorsa ve yakınındaki kişiye bizim gayrimenkulu tavsiye edip sattırıyorsa bana göre bu çok olağanüstü durumdur ve bu da bizi diğer firmalardan ayıran en önemli özelliktir...


Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda?

Bu çok önemli bir soru ve üzerinde durulması gereken bir husus. Bana göre Türkiye ve hükümetimiz bu konuda çok önemli bir sınav vermiştir kendilerini tebrik ediyorum. Özellikle Sağlık Bakanımız Sn. Fahrettin Koca ve sağlık çalışanlarımız çok büyük özveri ile çalışmıştır. “Şirket olarak bu süreçte özellikle belirsizlikte karar alma hızımızı iletişim ve istişare ile artırdık. Özellikle bu salgın döneminde stres yönetimine ağırlık verdik ve salgın hastalık süreç sonrasını düşünerek hareket ettik. Bu vizyon, işi psikolojik açıdan yönetmemizi kolaylaştırdı.”Ülkede koranavirüs salgını artık bir yaşam standartı haline geldi. Bizde firma olarak salgından korunmak için sosyal mesafe kurallarına uyma, maske zorunluluğu , hijyen konusuda çok titiz davranıyoruz.Özellik bu dönemlerde müşterilerimize daire sunumu yaparken tüm tedbirleri aldık  salgının yoğun olduğu dönemlerde uzaktan çalışma ile müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık.Haliyle tüm sektörler bu dönemde olumsuz etkilendi ancak inşaat sektörü bir yatırım sektörü olduğu için en çok etkilenenlerden oldu. İçinde bulunduğumuz sektör bir gıda sektörü gibi değil , insanlar bu tür zorunluluklarını erteleyebiliyor.Vatandaş şunu düşünebiliyor ben bugün almam ama bir sene sonra alabilirim  diyebiliyor.Bu etkileşimde bizi haliyle geriye doğru ötelemiştir.

Pandemi sürecinde kredi destek paketleri sizce panzehir oldu mu?

'Yeni açıklanan konut kredi oranları sayesinde sektördeki üretici ve yatırımcılara çok önemli fırsat sunuldu. Orta gelirli yatırımcıları hedef alan ve ciddi avantajlar sunan paket, satışlarda hareketlilik oluşturacak. Sektörümüzde yine benzeri görülmemiş imkanlarla karşı karşıyayız. Bu sayede hazırlanan paketler ile, sektörümüzde orta gelirli bir kitleyi hedef alan projelerin geliştirilmesi yönünde önemli bir açılım başlattı..'
Kredi destek paketleri bu dönemde ,Türkiye'ye kan oldu.Çünkü piyasanın hareketlenmeye ihtiyacı vardı insanlar evde kalınca bunalima girdi piyasa durdu acaba Türkiye batıyor mu diye düşüncelere girdiler . Bence hükemetimizin ekonomimiz için  aldığı kararlar sayesinde insanlarımız kredi konusunda yapılan kolaylıkları gördüler. Bana göre bu süreç biraz daha uzatılabilirdi. Bu kredilerin devamını gelmesini diliyoruz...


Pandemi sonrası sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Öncelikle hastalığın tüm dünyada bir an önce kontrol altına alınmasını ve virüsün neden olduğu yaşam kayıplarının son bulmasını diliyoruz.Salgının ekonomide yarattığı tahribatın azaltılması amacıyla da hükümetimiz çeşitli tedbirler ortaya koymaktadır.İstihdam kapasitesi yüksek olan sektörde, altyapı faaliyetlerinin mücbir sebep kapsamı dışında bırakılarak SGK primleri ve vergi ödemelerinin ötelenmesi gibi acil önlemlerden yararlanamaması önemli bir sorundur.
Bir inşaat firması olarak söylüyorum; biz eskiden yaşam alanı çok dar sosyal alanları çok az olan konutlar ürettik ve insanlar sadece konutu barınma için alırlardı. Şimdi  şu algı var artık yaşam alanı zorunluluğu gerekiyor.Türkiye bir sınavdan geçti, insanlar bir sınavdan geçti evden ziyade evin dışarısına çıkıp nefes alabilecekleri bir alanın olmasının zorunluluğunu daha iyi anladılar. Bu durum sektörün seyrini değiştirecektir yaşam alanları üretilirken bunlara çok dikkat edilecektir.Pandemiden sonra sürecin daha sağlılıklı işleyeceğini, tüketicinin standartlarının daha da seçiciği olacağını düşünüyorum.
İnşaat sektörüne gelince biliyorsunuz Kentsel dönüşüm bu ülkede kaçınılmaz ve biz bir deprem ülkesiyiz o yüzden konut üretmemiz şart. Varolan  konutları yenilememiz şart çünkü coğrafyamız itibarıyla  ay hattı üzerine kurulu bir ülkeyiz...


Rekabet olayına değinirsek?

Her sektörde olduğu gibi  inşaat sektöründe de rekabet var. Ama bu rekabetin adil olmadığını düşünüyorum. Ülkemizdeki imar planından tutun inşaataki destek paketlerine kadar maalesef çok adaletli bir gelir dağılımı yok. Bunun acilen çözülmesi gerek. Bence inşaataki rekabetin sınırları yeniden belirlenmeli ve buna göre herkes desteklenmeli.Maalesef siyasi hameleler bu konuda ticaretin seyrini değiştirebiliyor adil dağılımı engelliyor...


Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Öncelikle hastalığın tüm dünyada bir an önce kontrol altına alınmasını ve virüsün neden olduğu yaşam kayıplarının son bulmasını diliyoruz.Salgının ekonomide yarattığı tahribatın azaltılması amacıyla da hükümetimiz çeşitli tedbirler ortaya koymaktadır.
Salgınla ağırlaşan koşullar nedeniyle altyapı faaliyetlerin mücbir sebep kapsamında alınmasını, yeni yasal düzenleme kapsamında yapılacak süre uzatımı ve fesih taleplerinin olumlu değerlendirilip karşılanmasını, olumlu karşılanmayan fesih talepleri için fiyat farkı öngörülmesi ve gecikilmemesini;  finansman konularındaki teşvik nitelikli düzenlemelerin bir an önce uygulamaya yansımasını bekliyoruz.
Salgın sonrası ticari faaliyetlerimiiz daha da hızlandıracağız.biz bu süreçte gerçek anlamda sadece inşaat değik farlı sektörlere girmenin ihtiyacını gördükçünkü öyle bir ülkede yaşıyoruz ki dünya için söyleyelim çalıştığımız sektör ülkenin o koşullarından etkileniyorsa ikinci ya da üçüncü bir sektör sizin için vazgeçilmez oluyor.


İnşaat sektörü ile alakalı sürekli balon benzetmesi yapılıyor. Patlayacak deniliyor. Nedir bu işin aslı?

Bence inşaat sektörü için balon demeyelim.Balondan kastınız şişirilmış bir piyasa var derseniz bunun aksi öyle olsaydı bunca yıl üretilen konuttan sonra patlama olurdu ama olmaz. Çünkü sürekli üretim yapılıyor, konut satışı yapılıyor insanlar borçlandırılıyor. Ama şöyle bir gerçek var borç olmadan maalesef hiç bir yatıırm olmuyor. İnşaattaki borçlanma çok kıymetlidir geri dönüşümü önemlidir. Ekonomik krizler, “varlık balonunun” patlamasıyla başlar! Türkiye’de inşaat sektöründe konut arzı ve stoklardan oluşan varlık balonu da patlamaya aday. Artık ipin ucu kaçma noktasına geliyor. Sektörde üretici finansman-arz-talep kesimleri arasındaki zincir, kopma noktasına hızla ilerliyor...


Dairelere talep var mı?

Koronavirüs salgını birçok sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de değişikliklere neden oldu. Salgın döneminde uzun süre evlerde kalan vatandaşların ev alırken talepleri değişti.Bankaların destek paketleri ile düşen kredi faizleri de, gayrimenkul sektöründe hareketlenmelere neden oldu.
 "Önceden evler yaşam alanı olmaktan ziyade, dinlendiğimiz ailecek bir araya geldiğimiz yerler haline gelmişlerdi. Fakat pandemi döneminde evlerimizdeki eksiklikleri fark ettik. Balkonlar küçük gelmeye başladı. Temiz hava almak için bahçemizin olmadığını anladık. Bu süreçte insanlar internet üzerinden hemen bahçeli, balkonlu doğa ile iç içe olan evler aramaya başladı” dedi.
Kısa bir zaman önce İzmir'de deprem oldu ciğerimiz yandı. Milletimizn başı sağolsun tekrarını yaşatmasın. 6.7 lik bir sarsıntı ile neler yaşandığını gördük. Düşünün ki böyle bir ülkede daireye talep bitebilir mi? Aksine göreceksiniz özellikle Ege bölgesinde konut patlaması olacaktır. Çünkü kentsel dönüşüm bu ülke için olmazsa olmazı bu bir istek meselesi değil zorunluluk. Hükemetin bu konuda daha hassas davranmasını ve güçlü destekler vermesini bekliyoruz. İnsanlar aç kalabilirler, belli bir müddet bazı olumsuz şartlara dayanabilirler ama barınma ihtiyacını erteleyemezler...


Sektörün en büyük sıkıntısı nedir?

Sektörde ve tedarik zincirinde yer alan birçok orta ve küçük ölçekli firmanın dayanma gücünün kısıtlı olduğu dikkate alınarak, vergi avantajları paketi ve nakit akışındaki bozulmaları önleyecek düzenlemelerin hızlı biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. İnşaat sektörüne dönük bir destek paketi ayrıca, kısa vadede istihdam kapasitesinin korunmasını sağlayacaktır. Bu çerçevede bir diğer önemli husus olarak, sektörün orta segmentinde olası erimenin önlenmesi, vasıflı işgücü kaybının ve krizin ardından sektörün hızla toparlanmasıyla projelerdeki gecikmenin engellenmesine yardımcı olacaktır.”
Sektörün  ayrıca bir diğer  eksiği  bu işi uluslararası platformda tanıtımını layıkıyla yapamıyoruz. Şöyle örnek vereyim Amerika'nın ya da Brezilya'nın herhangi bir ülkesinden gelen bir vatandaş ülkemizden bir daire almak isteyebilir. Ancak  bu ülkeye nasıl giderim, oradaki yatırımımı nasıl yaparım  oraya gittiğimde kiminle iletişim kurabilirim diye düşünebilir. Bu konuda tüm sorulara cevap verecek bir şekilde ciddi anlamda uluslararası platformda tanıtım yapmalıyız...


Gezgen olarak orta ve uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

Her geçen gün marka değerimizi artıracak projelere imzamızı atacağız. Kısaca yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır.Bunun yanı sıra Gezgen İnşaat kendi öz sermaye gücüne dayanarak en kaliteli malzemeyi kullanarak en iyi işçilikle üretmiş olduğu konutları alıcısına en uygun fiyatla ulaştırmaktadır. Bunu yaparken hedefi ticaret yaptığı tedarikçileri ve müşterisi olan konut alıcıları ile kısa süreli bir ticaret değil, karşılıklı güven ilişkisine dayanan uzun soluklu bir ticaret ve bu ticaretle gelişen dostluk bağı kurmaktır
Bir diğer hedefimiz ise değişen hayat şartlarına uygun olarak insanların yaşamını kolaylaştıran, hayatlarının büyük bir bölümünü geçirdikleri konutlarını en işlevsel şekilde tasarlayarak gerçekten mutlu olabilecekleri yaşam alanları oluşturmaktır...


Şirket olarak sosyal sorumluluk projelerine nasıl bakıyorsunuz? 

Gezgen olarak sosyal sorumluluk projelerinin ne kadar önemli olduğu bilincinde olan bir şirketiz. Bugüne kadar bir çok projede aktif olarak yer aldık. Bundan sonraki süreçte  yapacağımız projelerle sadece başarılı bir İnşaat şirketi olduğumuzu değil bunun yanısıra gerçekleştireceğimiz projelerlede toplumun kanayan yaralarına merhem olacağımızı ifade etmek isterim...

Haber Merkezi / Özel Haber

RÖPORTAJ / Özlem CİNİC