İnce İzmir'i Salladı Geçti...

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin 27 Mayıs İzmir programı başladı. İnce İzmir'i karış karış dolaşıp mini mitingler yapıyor. İnce’nin ilk durağı Menderes'te Kent meydanında Mendereslilere seslenen İnce buradan Ödemiş, Kemalpaşa, Bergama, Aliağa, Menderes ve son olarak açılış ve ifrar programınında olduğu Çiğli'de oldu. İnce İzmir'de ilk mesajında "21 Haziran büyük İzmir mitingine hazır mısınız? 21 Haziran’da yer gök insan olmalı" dedi...

İnce İzmir'i Salladı Geçti... Politika

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin 27 Mayıs İzmir programı başladı. İnce İzmir'i karış karış dolaşıp mini mitingler yapıyor. İnce’nin ilk durağı Menderes'te Kent meydanında Mendereslilere seslenen İnce buradan Ödemiş, Kemalpaşa, Bergama, Aliağa, Menderes ve son olarak açılış ve ifrar programınında olduğu Çiğli'de oldu. İnce İzmir'de ilk mesajında "21 Haziran büyük İzmir mitingine hazır mısınız? 21 Haziran’da yer gök insan olmalı" dedi.

YOLLARINA GÜL DÖKTÜLER..

Adnan Menderes Havalimanı’nda İzmirliler tarafından karşılanan İnce’nin yollarına gül döküldü. Havalimanı kavşağında köprünün üstünden gül ve karanfiller yağdı. Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol, “Hepimizin Cumhurbaşkanı Sayın Muharrem İnce Güzel İzmir’imize hoşgeldiniz” yazılı pankartı köprüye asarak İnce’yi selamladı. İnce, İzmirlilere teşekkür etti.

İnce’nin ilk durağı Menderes oldu. Kent meydanında Mendereslilere seslenen İnce birbirinden önemli mesajlar verdi.

İnce, “Merhaba Menderes. Dağlarından yağ, ovalarından bal damlayan güzel insanlar iyi misiniz? Peki 21 Haziran büyük İzmir mitingine hazır mısınız? 21 Haziran’da yer gök insan olmalı. Bugün ilçeleri gezeceğiz. Bu antrenman” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hedef alan İnce alanda yuhalama olunca, “Yuh olmaz, onu sandıkta yeneceğim” diyerek kalabalığı susturdu.

EKONOMİDEN VURDU: YAZIK GÜNAH!
İnce konuşmasını sürdürdü ve “Şimdi Sayın Erdoğan dün demiş ki, ‘ben otomobil fabrikası yapacağım. Muharrem İnce istemiyor. O bisiklete binmeye devam etsin’… Erdoğan’la İnce arasındaki fark şu; o otomobilin kaportasını yapmak istiyor, ben beynini yapmak istiyorum. O 30 yıl önceki teknolojiye talip. Çünkü çağını bilmiyor, tanımıyor. Geri teknoloji istiyor. O otomobilin koltuğunu yapmaya talip ben elektrikli otomobil yapmaya talibim. Çünkü matematik, fizik bilmiyor çünkü diploması yok. Ben diyorum ki elektrikli otomobil, ileri teknoloji, o domates satacağım diyor. Ben marka salça yapalım ve satalım diyorum. O nar satacağım diyor, ben nar suyu satalım diyorum. O zeytin satacağım diyor ben zeytinyağı satalım diyorum. Ülke ekonomisini nasıl rezil ettiler? Her iki kilometrede 5 AVM var. Bir AVM 100 milyon dolar. Aynı gömlekçi orada da var burada da var. Aynı gömlekçi 5 yere kira ödüyor. Sen 10 liraya alacağın gömleği 50 liraya alıyorsun. 5 AVM yerine bir AVM olsaydı yani 400 milyon dolar para kenarda kalsaydı. Bu parayla 20 fabrika kurardın, her birinde 2 bin işçi çalışırdı. Birinci büyük yanlışları budur. Paraları aldılar betona gömdüler. O proje, inşaat diyor. Projeden anladığı İstanbul’u boydan boya kazacak tünel açacak. Benim projem fabrikaları tüten bacalar. Yüzlerce AVM ile doldurdular Türkiye’yi. Yazık günah” açıklamasında bulundu.  

AVARE KASNAK GİBİ DOLAŞIYORUZ
İnce, “Avrupa’da 50 kilometrede bir tane benzinlik vardır, Türkiye’de 10 kilometrede bir var. Bir benzinlik 5 milyon dolar. 10 benzinlik 50 milyon dolar. Her 100 kilometrede 40 milyon dolara iki fabrika kurabilirdik. Her 100 kilometrede 4 bin kişi çalışabilirdi. O benzinlik istasyonlarına da güneş enerjisi ürettirebilirdik. Bunlar istihdam yaratmak, üretmek yerine betonu tercih ediyorlar. Çünkü orada mama, rüşvet, hırsızlık çok. Ben sizlere üretim vaat ediyorum. Ben sizlere gelecek vaat ediyorum. Ben sizlere bacaları tüten fabrikalar vaat ediyorum. Ben çocuklarımıza iş vaat ediyorum. Ben otomobil fabrikası istemiyormuşum. Erdoğan’ın bilmediği yer şurası; otomobili yapan mı güçlüdür, otomobili yapan robotu yapan mı, otomobilin yazılımını yapan mı güçlüdür? Erdoğan kaportayı, koltuğunu ben yapayım diyor. Ben de beynini ben yapayım diyorum. Geri kalmış, bilmiyor, cahil. İtalyanlar gönderiyorlar Türkiye’ye elbise diktiriyorlar. Bizim giyimde markamız olmadığı için İtalyan markasını çakıyorlar üstüne biz 3-5 kuruş kazanıyoruz gerisini onlar kazanıyor. Televizyon yapıyoruz para kazanamıyoruz, çünkü markamız yok. sen otomobil fabrikasını gezdin mi diyor? Gezdim sen Almanya’dakini gezdin mi? Avare kasnak gibi dolaşıyoruz. Bir otomobilden 100 euro kazanıyoruz” diye konuştu.

GENÇLERE VE EMEKLİLERE SESLENDİ
Genç ve emeklilere seslenen İnce, “Gençleri iyi yetiştirip, marka üreteceğiz. Gençler beni iyi dinleyin. Her yıl 10 bin gencimizi yurt dışına göndereceğiz. Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitimi sonuna kadar parasız yapacağız. Size söz veriyorum, gençleri öğrencilerim, çocuklarım, sizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. Emekliler, 1990’larda milli gelirin yüzde 37’si bordrolulara aitti bugün yüzde 17’si… Hollanda’da en düşükle en yüksek arasında 2 kat fark var. Türkiye’de 9 kat var. Bunu indireceğiz. Ramazan ve kurban bayramında biner lira verecekler. Olmaz. Enflasyon iki sene sonra onu yer. Ayaküstü olmaz. Kanun lazım. Cumhurbaşkanı olduğumda emeklilerle ilgili kanun çıkaracağız. Kanun şu; emekliler ramazan ve kurban bayramında bin lira değil o anki asgari ücret kaç paraysa onu alacaklar. 16 yıldır iktidar, polis, memur, hemşire, öğrenci, aleviler aklına gelmemiş. Şimdi 360 ek gösterge vereceğim diyor. Ne zaman hatırladı? Muharrem İnce söyleyince. İnce korku böyle bir şeydir. Hepsine 3600’ü vereceğiz, söz” dedi.

24 HAZİRAN’A KADAR TATİLE GİTMEK, HASTALANMAK YOK
İnce ayrıca, “Türk, Kürt, Alevi, Sünni’yi geçeceksin. Herkes barışacak. Ben sadece CHP’lilerin değil 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Barışacağız. Büyüyeceğiz. Adil bölüşeceğiz. ‘3B’yi 3Y ile getireceğiz. Yönümüz Avrupa Birliği olacak. Yöntemimiz demokrasi olacak. Yönetimimiz bir tek adam yanında avanesi olmayacak. Güçlü bir lider yanında ehliyetli insanlar olacak. Söz verdiğinde tutacak. Ne kandırıldım ne kandırdım diyor. Yahu merak ediyorum. Bu lafı söylerken nasıl söylüyor? Defalarca kandırıldım, rabbim beni affetsin dedi mi? Ben de dua ediyorum rabbim onu affetme! Zoruma giden bir şey var. AK Parti’ye giden kardeşlerime sesleniyorum. Bunlar camiyi yıkar diyor. Bu çok zoruma gidiyor. Burası siyaset meydanı, burada cami konuşulmaz. AK Partili kardeşlerime soruyorum; bundan rahatsız olmuyorlar mı? Cami senin babanın tapulu malı mı? Bu nasıl bir laftır? Ayıp. Utanır insan. Neredeyse gelmeyin kardeşim bizim camimize diyecek. Böyle bir şey olur mu? İnsan bu tür lafları söylemeye utanır. Bir daha CHP zihniyeti, cami yıkar derse onu meydanlarda perişan edeceğim. Meydanlarda konuşacağımız ekonomi. Gel ekonomi konuşalım. Yüreğin yetiyorsa danışmanlarını al, prompterlerini al ekonomi tartışalım. Her gittiğim yerde ekonomi, eğitim konuşacağım. Gençleri geleceğe hazırlayacağız. Bizdeki eksiklikler sizde olmayacak. Bir dayatma yapmayacağız. Sizlerden istediğim şu; 24 Haziran’a kadar tatile gitmek yok. Sakın ha! Kızım doğum yaptı, babam hastalandı, sakın. Mazeret yok, muhalefet ar. 24 Haziran’a kadar hastalanmak yok” ifadelerini kullandı. 

ÇİÇEKÇİ KADINLARLA BİR ARAYA GELDİ
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Menderes'ten sonra Ödemiş'e gitmek üzere yola çıktı. Yol üzerinde, Bayındır'a girdiği sırada kadınlar, çiçeklerle İnce'nin yolunu kesti. Burada seraya giren İnce, üretici kadınlarla fotoğraf çektirdi. İnce, fotoğraf karesinde olmayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu "Aziz ağabey sen de gel" diyerek, çağırdı. Çiçekçi kadınlardan biri, söze girip, "Biz Aziz başkanımızdan çok razıyız. Bize çok yardım etti. Sizden de yardım istiyorum" dedi. Çiçekçi kadınlar, İnce'ye saksıda çiçek de hediye etti.

İNCE'DEN ÖDEMİŞ'TE STADYUM ÇIKIŞI: ATATÜRK’ÜN İSMİNİ SİLMEK İÇİN YAPTILAR
Ödemiş'e geçen Muharrem İnce, buradaki konuşmasında, "AK Parti döneminde kaç tane stadyum yaptılar? 265 tane yaptılar. Gerekli mi? Gerekli; ama fabrika mı gerekli stadyum mu? Fabrika gerekli. 265 stadyumu niye yapt? Bir, Atatürk ismini silmek için yaptı. İki, yandaşa rant sağladı. Üç, çocuklarımız işsiz kaldı. Stadyum dediğin şey haftada 2 saat çalışıyor. 30 günde 8 saat. Fabrika 24 saat çalışıyor. Erdoğan ile İnce arasında fark bu. Erdoğan diyor ki 'Tüketim, Kanal İstanbul'. Kazdıracak, oradan avanta gelecek, rant gelecek, mama gelecek. İnce diyor ki 'Bacası tüten fabrika gelecek'. Erdoğan, 'İsrail'den tohum alalım' diyor, ben de 'Yerli tohumlarımızı geliştireceğim' diyorum. Bakın farklarımız bunlar" dedi.

'O FAKIBABA, MİLLET FAKİR BABA'
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'ya yönelik eleştirilerde bulunan İnce, "Tarım Bakanı'nın adı, Fakıbaba; milletin adı, fakir baba. O saman ithal edecek; ben yerli ırkları geliştireceğim, köylüyü destekleyeceğim. O, 'Domates satalım' diyecek, ben diyeceğim ki 'Tarıma dayalı sanayi kurmamız lazım yani marka üretmemiz lazım'. Domates değil ya salça ya da ketçap satacağız. Bizim Mercedes'imiz yok, BMW'miz yok. Marka üreteceğim. Markası olmayan, arkada olur. Sizi iyi yetiştireceğiz; Fransız'dan, Alman'dan daha iyi yetiştireceğiz. Çağınızı bileceksiniz" diye konuştu. 
İnce, öğrencilere 19 Mayıs ve 29 Ekim günlerinde burs sözünü tekrarlayarak, "Verimli topraklarla yoksulluk kaderimiz olamaz. Bu yoksulluğu yırtıp, atacağız. Bunu gençlerle birlikte yapacağız" dedi. 


'SARAYPEREST CUMHURBAŞKANI'
Kadınların iş gücüne katılımını yüzde 32'den yüzde 50'ye çıkacaklarını dile getiren İnce, "Mutfakta et mi kaynar, dert mi kaynar? Siz bilirsiniz. Ocakta aş mı pişer, taş mı pişer? Siz bilirsiniz. Kadınların iş gücü katılımı yüzde 32. Bunu yüzde 50 yapacağız. Yani 100 çalışandan 32'si kadın, bunu 50 yapacağız. Bunu nasıl yapacağız? Her mahalleye bir kreş açacağız. Ev kadınlarını çalışan statüsüne sokacağız" diye konuştu. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çocuk konusundaki açıklamalarını da eleştiren İnce, şunları kaydetti:

"İçime dert olan bir konu. '3 çocuk yapın' dedi, sonra dedi ki '5 çocuk yapın'. Orada bitirmemiş, 'Sezaryen mezaryen yok' diyor. Ona da karışıyor. Peki bir Muharrem İnce ne diyor? İster 3, ister 5 çocuk yap. Adamın parası var, her şeyi yerinde, 5 çocuk yapar; ama açsa nasıl yapacak? Aramızdaki fark şu. O diyor ki '3 çocuk yap, 5 çocuk yap'. Ben de diyorum ki benim görevim çocuk sayısını belirlemek değil, bu çocuk bezindeki KDV yüzde 18. Çocuğun donundan yüzde 18 vergi alan devletten adam olmaz. Çocuğun bezinden yüzde 18 vergi al sonra çocuk sayısına karış. Türkiye'yi nasıl kalkındıracaksın? '3 B' ile. Barışacağız, büyüyeceğiz, adili bölüşeceğiz. Bu nasıl olacak? Bir, artık vatandaş tasarruf yapmayacak, devlet tasarruf yapacak. Mesela 40 milyar doları Suriyelilere harcamayacağız, haberiniz olsun. Mesela 2 milyar dolara saray yaptırmayacağım. Cumhurbaşkanının Ankara'da bir sarayı var, damatlar yan tarafta lojman var; ama hepsi orada yaşıyor. İstanbul'da da 5 saray var. 500 milyon dolar da onlara harcadı. Bir tane de 300 odalı yazlık saray yaptırıyor Marmaris'e. AK Parti'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum. Senin vicdanına sesleniyorum. Ankara'da saray, İstanbul'da 5 saray, yetmedi Marmaris'te Turgut Özal zamanında 4 oda 1 salon vardı. O zaman yetmedi, 300 odalı saray yaptırıyor yani sarayperest bir cumhurbaşkanı."

'AKLIMIZI BAŞIMIZA ALIRSAK GÜNEY KORE OLURUZ'
Türkiye'nin sonunun ya Güney Kore ya da Venezuela gibi olacağını ileri süren Muharrem İnce, "Yıl 1980; Türkiye'nin milli geliri 2 bin dolar, Güney Kore'nin de 2 bin dolar. Asya krizi oluyor, Kore iflas ediyor. Devlet 5 büyük şirketi çağırıyor. 'Rekabet etmeyeceksiniz, dünyayla rekabet edeceksiniz' diyor. 5 şirketin şimdiki ihracatı 250 milyar dolar. Şimdi milli gelir 30 bin dolar. Türkiye'de ise 7 bin dolara düştü. Bir de Venezuela var. 300 milyar varil petrol üretiyor ama devlette tek adam var. Petrolün gelirini halka aktarayım, halk üretmesin; diyor. Halk üretmemiş ve sonunda üretmeyen ekonomi çöküyor. Şu anda en büyük petrol üreticisi Venezuela, tuvalet kağıdı alamıyor. Aklımızı başımıza alırsak Güney Kore oluruz ama bedava yaşamaya çalışırsak tuvalet kağıdı bulamayız. Karar sizin" diye konuştu. 

VATANDAŞA, CANLI YAYIN YAPTIRDI
İzmir'in ilçelerinde miting yapan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Ödemiş'ten sonra Kemalpaşa'ya gitti. Burada, omuzlarına yörük bezi koyan Muharrem İnce, 'Türkiye'ye güvence, Muharrem İnce' sloganı ile konuşmasına başladı. Vatandaşlardan cep telefonlarından canlı yayın yapmasını isteyen Muharrem İnce, "TRT, Tayyip Radyo Televizyonu oldu. İster göster, ister gösterme. Meydanları engelleyebiliyor musun? Bak görüyorsun. İzmir provası yapıyoruz, 21 Haziran'da iki milyon istiyorum İzmir'de... Yer gök insan olsun" dedi.

Türkiye'nin Suriye olaylarından dolayı Esad'a küsüp 7 yıldır büyükelçi göndermemesini eleştiren Muharrem İnce, "Bunlar doğru şeyler değil" dedi. İnce, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Meydanlara geliyor, anlatıyor, bir de ben anlatayım. Türkiye tekstilde iyi mi? İyi. Güzel elbiseler dikiyoruz, ama markası yok. İtalya alıyor 1, 15 katına satıyor. Gençler, sizinle birlikte ülkeyi ayağa kaldıracağız. Size meydanlarda bağırmam. Geleceğim, gençlere anlatacağım. Üniversitedeki gençler, size öğretmeninizden bir söz. İki yıl içinde sizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. 19 Mayıs'ta 500 TL, 29 Ekim'de 500 TL burs vereceğim. Ananızın ak sütü gibi helal size."

'ÇİFTÇİYE MAZOTU 3 TL'YE VERECEĞİZ'
Çiftçinin sorununu çözeceğini de söyleyen İnce, "Çiftçi kardeşim ne güzel kiraz hediye etti. Tam kiraz mevsiminde doğmuşum ben de. Evimin bahçesinden koparıp yiyemedim, burada yedim, mutlu oldum. Çiftçiye mazotu 3 TL'ye vereceğiz" diye konuştu.

Hükümetin herkesle kavgalı olduğunu ifade eden Muharrem İnce, "Herkesle kavga ediyoruz, Suriye'yle, AB'yle, Rusya'yla, ABD ile kavgalı. Gölgesiyle bile kavga ediyor. Bir de bakın biz söyledik sonra polise, öğretmene, hemşireye, din görevlisine 3600 vereceğini söyledi. O zaman getir KHK'yı, yap 3600'ü. Yiğitsen yap hadi. Sen Suriyelilere 40 milyar lirayı nereden buluyorsan ben de parayı oradan bulacağım" dedi.

Muharrem İnce, gençliğe, kadınlara, emeklilere ve çiftçilere yönelik politikalarını Kemalpaşa'da da tekrarladı. Muharrem İnce daha sonra ise otobüsün üzerinden meşaleler yakan kalabalıkla selfie çektikten sonra Kemalpaşa'dan ayrıldı.

Muharrem İnce İzmir Çiğli'de Ahmet Taner Kışlalı Parkını açtı.

İzmir Çiğli’deki Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın açılışında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, "Türkiye’de umutları tazelemek istiyoruz. En büyük projemiz huzur. Bunu yapacağız” dedi. İnce ayrıca, 24 Haziran’dan sonra bir üniversite ligi kuracaklarını da vaat etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin Çiğli’de 25 dönüm alan üzerine kurduğu Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın açılışını, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce yaptı. Törene; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ile Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı ile kızları Nilhan Nur Kışlalı ve Dolunay Kışlalı da katıldı. Vatandaşlar da saatler öncesinden alana gelerek Muharrem İnce’yi bekledi. Açılış sonrası yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisini büyüteceklerini, üretim ekonomisine geçileceğini dile getiren İnce, “Erdoğan saman ithal edecek, İnce yerli tohumları üretecek. Erdoğan AVM yapacak, İnce fabrikalar dikecek. Erdoğan kindar nesil yetirecek, İnce dünyaya insan yetiştirecek. Erdoğan meydanlarda ‘tezek’ diyecek, İnce meydanlarda ‘gelecek’ diyecek. Bizim işimiz kavga değil. Çocukları doğru dürüst yetiştirelim, çiftimizin ürünleri kalmasın, esnafımı siftahsız dükkan kapatmasın istiyoruz. Türkiye’de umutları tazelemek istiyoruz. En büyük projemiz huzur. Bunu yapacağız” diye konuştu.

“Dördüncü köprüyü de İnce yapar”

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine cevap vererek başlayan İnce, “Erdoğan benim sözüme atıfta bulunuyor. Ben ‘köprü yapmak ufak iş’ dedim. ‘Parayı basarsın olur. Birinci köprüyü Demirel, ikinci köprüyü Özal, üçüncüyü Erdoğan yaptı. Dördüncü köprüyü de İnce yapar’ dedim. Erdoğan bana diyor ki ‘sen kimsin haddini bil’ diyor. ‘Köprü yapmak kim sen kim’ diyor bana. Erdoğan, betondan demirden köprü yapmak kolay. Ben gönüllere köprü kuruyorum gönüllere. Sen bu dünyaya gönül kırmaya gelmişsin, ben de gönüller arasında köprü kurmaya gelmişim. Hiç kimseyi dışlamıyorum, ötekileştirmiyorum. AK Parti’li, ülkücü kardeşlerim, HDP’li kardeşlerim, Saadet Partili kardeşlerim, 81 milyon hepsi bizim kardeşimiz. Barışacağız. Önce 81 milyonu barıştıracağız, sonra büyüyeceğiz” dedi.

“Aramıza nifak sokmaya çalışıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinde “Sen CHP’ye genel başkan olamadın, cumhurbaşkanı adayı oldun” dediğini kaydeden İnce, şu cevabı verdi: “Doğru diyor. Sen de Beyoğlu Bel Başkanı adayı oldun ama seçilemedin. Yani siyasette bunlar olabiliyor. Beyoğlu Belediye Başkanı olamadın. 91’de milletvekili adayı oldun, olamadın. Ben de genel başkan seçilemedim ama cumhurbaşkanı seçileceğim ne var bunda? Yani arkadaşın Abdullah Gül, Fazilet Partisi’nden genel başkan aday oldu seçilemedi ama sonra cumhurbaşkanı oldu. Siyasette bunlar var. ‘Seni Kılıçdaroğlu nasıl çağırdı?’ diyor. Kılıçdaroğlu benden 15 yaş büyük. Sen bakanları dövdün ne konuşuyorsun? Bana isim verdirme. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Tadında bırak. Her kuşun eti yenmez tadında bırak. Yani Kılıdöçaroğlu kibar adam. Kabalık olsun diye onu yapmaz. Geç onları. Aramıza nifak sokmaya çalışıyor. Bu nifaklara aldanmayın. Biz ne yağacağız ona bakalım.”

“Türkiye boşa çalışıyor”

İnce, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye tekstilde elbise üretiyor. Bu dikilen elbiseler alınıyor İtalya’ya gidiyor. Türkiye’de dikiliyor ama 10 katı fiyata satılıyor. Türkiye’de televizyon yapılıyor ama 10 Euro kazanıyoruz her bir televizyondan. Otomobil üretiliyor. Bir otomobilden 100 Euro kazanıyoruz. Çerez parası. Türkiye boşa çalışıyor. Çünkü bizim markamız yok. Biz gençlerle birlikte marka oluşturacağız. Dünyada ilk 100 marka arasında bir tane Türk markası yok. Eğer 24 Haziran’da ülkemizin kaderini değiştiremezsek 100 yıl yoksul kalacağız. Erdoğan ‘domatesleri satın’ diyor, ben ise ‘yanına fabrika katıp ya salça ya da ketçap satalım katma değeri yüksek olsun’ diyorum.”

“Bir üniversite ligi kuracağız"

19 Mayıs ve 29 Ekim’de 500 liralık gençlik bursu ve cumhuriyet bursu vereceklerini vaat eden İnce, “Bu parayı size Türkiye Cumhuriyeti’ verecek. Bugün devlet bir yoksula yardım ettiğinde Erdoğan cebinden mi veriyor, AK Parti kasasından mı veriyor? Gençler; size fizik öğretmeni Muharrem abiniz olarak söz veriyorum; 2 yıl içinde hiçbirinizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. Son yıllarda kaç tane stadyum yaptılar? 265. Stadyum lazım mı? Tabii ki lazım ama amaçları stadyum değil. Çoğunun adı Atatürk stadıydı. Anlarsınız siz. Onları yıkıp sırf Atatürk’ün adını silmek için 265 stadyumu yıktılar, onu yıkacağına 265 fabrika kursaydın gençler işe girseydi. Bu en yakın üniversite Katip Çelebi. Bir semt insanının üniversiteyle bağı olması lazım. 24 Haziran’dan sonra açıklıyorum bir üniversite ligi kuracağız. O halk o üniversitenin spor takımına destek çıkacak. Üniversite ile vatandaş arasında taraftar bağı kuracağız. Ve insanlarımızı gençlerim izi teşvik edeceğiz. 10 bin öğrenciyi her yıl yurt dışına göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kışlalı için dua ettiler

Konuşmasında Ahmet Taner Kışlalı ile bir anısını da anlatan İnce, “Yıllar önce Yalova’da Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı idim. Kendisine telefon açmıştım. O zamanlar cep telefonu yoktu, evini aradım dedim ki ‘Yalova’da panel yapmak istiyoruz gelir misin?’ Dedi ki ‘seve seve gelirim.’ Kendisine Yalova’dan araç göndermeyi teklif ettim ama ‘bu ülkenin kaynakları o kadar bol değil, masrafa gerek yok otobüse biner gelirim’ dedi. Sonra gerçekten de otobüse bindi tevazu içinde. Otelde kartvizit bıraktım ev telefonumu da yazdım. Dedi ki ‘en son gittiğimi kafede ıhlamur içemek istedim ama yoktu, çay içtim’ dedi. Ben de bahçemdeki ıhlamurdan ona bir torba ıhlamur yolladım” şeklinde konuştu. İnce daha sonra alanda bulunanlarla birlikte Kışlalı için Fatiha okudu.

Ahmet Taner Kışlalı Parkı

Sadece Çiğli’nin değil, kentin tamamı için önemli bir çekim merkezi olacağı belirtilen Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın 11 bin metrekaresi yeşil alan olarak düzenlendi. Parkta, seyir terasları ve açık fitness alanları oluşturuldu. Ayrıca yeni nesil çocuk oyun alanları ile dinlenme ve toplanma mekanları hazırlandı. 3 bin 500 metrekare çim alan düzenlenen parka toplam 392 ağaç dikildi. Ahmet Taner Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı’nın yazdığı bir mektuptan yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi, parkta merhum gazetecinin en sevdiği ağaç olan "katalpa"ya da yer verdi. Kışlalı’nın 1997 Eylül’ünde evinin önüne diktiği katalpa ağacının aynısı, kendi adını taşıyan ve Ocak sonunda açılacak parkın en özel köşesine yerleştirildi. Oya, kırmızı yapraklı süs eriği ve akasya ağaçları, çiçekleri ve yaprak dokusuyla parka ayrı bir renk verdi. Çınar yapraklı akçaağaç, melez servi, mavi servi, grevilya, fıstık çamı ve Londra çamı türlerindeki ağaçlar ile çiçekli çalı grubundan güzellik çalısı, bahar dalı, ağaç hatmi, beyaz zakkum, gül türleri, kokusuyla ünlü lavanta, biberiye, defne ve Arap yasemini türlerindeki çalı grupları da parkı şimdiden çekim merkezi haline getirdi...

Kaynak: https://www.egehaber.com/izmir/muharrem-ince-izmir-de-mitinglerde-21-haziran-buyuk-h229118.html

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

GÜNCEL GALERİLER

GÜNCEL VİDEOLAR

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

www.starhaber.tv Çözüm Medya Grup kuruluşudur.

www.starhaber.tv haber sitesinin Star Gazetesi ve Star Televizyonuyla hiç bir ilgisi yoktur.