Reklam
Reklam

Bayramda ‘Tatil Kalbi Sendromu’na yenilmeyin

Uzun tatillerde aşırı yemek, sıvı kaybı ve adrenalin sporlarının yoğun şekilde yapılmasının kalbi yorduğunu belirten uzmanlar, “Bu durum Tatil Kalbi Sendromu’na neden olarak, kalp yetmezliği veya inme gibi sorunlara yol açarak hayati risk oluşturabilir” dedi.

Bayramda ‘Tatil Kalbi Sendromu’na yenilmeyin

Uzun tatillerde aşırı yemek, sıvı kaybı ve adrenalin sporlarının yoğun şekilde yapılmasının kalbi yorduğunu belirten uzmanlar, “Bu durum Tatil Kalbi Sendromu’na neden olarak, kalp yetmezliği veya inme gibi sorunlara yol açarak hayati risk oluşturabilir” dedi.

Bayramda ‘Tatil Kalbi Sendromu’na yenilmeyin
08 Ağustos 2019 - 08:36
Reklam

Türkiye’de adı pek duyulmayan bir hastalık olan Tatil Kalbi Sendromu, özellikle uzun tatil dönemlerinde can alabiliyor. Prof. Dr. Barış Çaynak, daha önce hiç kalp şikâyeti olmayan bir kişinin kalbinde, tatilde aşırı yiyecek ve alkol tüketilmesi nedeniyle ciddi ritim bozukluğu görülmesine ‘Tatil Kalbi Sendromu’ adı verildiğini söyledi.
30-50 YAŞ ARASI RİSKLİ
Genelde 30-50 yaş grubunda sık görülen sendromun, ritim bozukluğunun dışında bayılma, bilinç kaybı gibi şikayetleri de ortaya çıkarabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Çaynak, “Tatil Kalbi Sendromu, tek başına ölümcül bir sendrom değil. Ancak buna eşlik eden baş dönmesi, nefes almada zorluk, göğüste baskı hissi, bayılma, bilinç kaybı, çarpıntı gibi durumların görülmesi tehlikeli olabilir. Durum kalp yetmezliği veya inmeye kadar gidebilir” diye konuştu. Sendrom nedeniyle hastaneye başvuran kişilerde olayın üstünden iki gün geçtikten sonra kalple ilgili yapılan tetkiklerin genellikle temiz çıktığına işaret eden Prof. Dr. Çaynak, “Tatilde beslenme düzenimiz bozuluyor. ‘Tatilde yerim, eve dönünce aldığım kiloları veririm. Yılda bir kez tatile çıkıyorum, doya doya yiyip içmeliyim’ düşüncesi, sağlığımıza zarar veriyor” dedi. Aşırı alkol tüketiminin karaciğer hastalıkları, kalp yetmezliği, ağız içi ve yemek borusu kanserine yol açmasının yanı sıra, kan basıncını yükselttiğini de vurgulayan Prof. Dr. Çaynak, bu durumun hipertansiyon için de tetikleyici olduğunu, beyinde bölgesel olarak kan akımını etkileyerek geçici ve kalıcı inmelere de yol açabileceğini söyledi.