ÖZBEK işçi Rakhmat Akilov'un Nisan ayında başkent Stockholm'de kamyonunu alışveriş edenlerin üzerine sürmesinden sonra yetkililer, sığınma koşullarını ağırlaştırırken polis de denetimlerine hız verdi. Başbakan Stefan Lofven, Akilov olayından sonra, “Hayırsa hayırdır” diyerek sığınma başvuruları reddedilenlerin kararı kabul etmeleri gerektiğini söyledi. Akilov'un, hakkında ret kararı çıktıktan sonra izini kaybettirdiği biliniyor.

Mülteciler dairesinin geçen yıl yaptığı tahmine göre her yıl başvuruları reddedilenlerden 10 bini sınır dışı edilmektense yeraltına inmeyi seçebilir. Yetkililer, geçen yıl 50 binden fazla kaçak göçmenin otellerde, ulaşım sektöründe, inşaatlarda ve restoranlarda çalıştığını açıklamıştı. Göç Bakanı Morgan Johansson, ülkede 'ikili bir istihdam piyasası' oluştuğunu söyledi. Bakan, “Başvurularının reddedilmesinden sonra İsveç'te kalmaya devam eden ancak toplumun dışına yaşayan ve giderek büyüyen bir grubun varlığı kabul edilemez. Bu durum aynı zamanda bu kişilerin istismar edilmeleri riskini de artırıyor. Bunu kabul edemeyiz. Bir yol da, daha yaygın denetimler yaparak işverenlerin peşine düşmektir” dedi.

Bazı küçük işletmeler kaçak işçi çalıştırmayı tercih etse de, hükümet yetkilileri ve ekonomistler, bu kaçak ekonominin İsveç'in ekonomik modeline zarar verdiğini düşünüyor.

İsveç'te geçerli olan zengin sosyal yardımlar ve yüksek ücretler, ülkede yüksek bir üretkenliğe ve dünyanın en sıkı vergi rejimlerinden birine dayanarak kurulmuş bir sistemle mümkün oluyor.